Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Herkes, yaptığı işlerin rehini ve esiri olacaktır, Ashab-ı yeminden, hesap defterini sağ tarafından alan cennetlikler dışında. Onlar cennetlerdedirler; suçlulara sorarlar: ‘Sizi Sekar’a (cehenneme) sürükleyen nedir?’” (Müddessir Suresi, 38-42).
Bu sahne, kıyamet gününün dehşetli bir tablosudur. Hesap defterini sağ tarafından alanlar kurtuluşa ermiş, cennet ehli olmuşlardır. Fakat cehennem ehline yöneltilen soru ibret vericidir: “Sizi bu ateşe sürükleyen neydi?”
Cehennemliklerin cevabı nettir: Biz namaz kılanlardan değildik, Fakirleri doyurmaz, onların ihtiyaçlarıyla ilgilenmezdik, Batıl sözlere dalanlarla beraber biz de dalardık, Bu hesap gününü yalan sayardık, Ölüm bizi yakalayıncaya kadar hep böyle idik (Müddessir, 43-47)”. Bu itiraf, insanın helâk sebeplerini tek tek saymaktadır: Namazın terki, sosyal sorumluluğun ihmali, batıl ortamlara karışmak ve ahireti inkâr etmek.
İşte bu yüzden ayetin devamında “Artık onlara şefaatçilerin şefaati fayda etmez.” (Müddessir, 48) buyurulmuştur. Çünkü iman iddiası dilde kalmış, hayata yansımamıştır. Dil ile iman edip bedenle isyan etmek, kurtuluş için yeterli değildir.
Ardından Kur’an şu çarpıcı tasviri yapar: “Ne oluyor onlara ki öğütten yüz çeviriyorlar? Sanki ürküp kaçan yaban eşekleri gibi, arslandan kaçar gibi kaçıyorlar!” (Müddessir, 49-51). İnsan, hakikatten niçin kaçar? Neden her birine özel bir mucize, özel bir kitap gelmesini ister?. Oysa problem delil eksikliği değil; kalpteki ahiret endişesinin zayıflığıdır. “Hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.” (Müddessir, 53).
Kur’an bir öğüttür. “Gerçekten bu bir öğüttür, bir uyarıdır (Müddessir, 54)”. Dileyen okur, düşünür ve ibret alır (Müddessir, 55). Dileyen de heva ve hevesine uyar, dünya zevkini tercih eder ve sonunda şefaatten mahrum kalır.
Başka bir surede Rabbimiz şöyle buyurur: “Cehennem her görene, apaçık görünür, Artık kim azdıysa, Ahireti unutup dünya zevkini tercih ettiyse, Onun varacağı yer, olsa olsa cehennemdir, Ama kim Rabbinin divanında durmaktan korkarsa, ve nefsini heva ve hevese uymaktan dizginlerse, Onun varacağı yer de olsa olsa cennettir” (Naziat Suresi, 36-41).
Ve nihayet o sarsıcı soru: “Artık nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir Suresi, 26).
İnsan; Ne için yaratıldığını hiç düşünmeyecek midir? Dünya geçicidir; hesap kesindir; herkes yaptığının rehini olacaktır.
Seçim insana aittir: Ya namazla dirilecek, infakla arınacak, ahiret bilinciyle yaşayacak; ya da gafletle sürüklenecektir. Çünkü kurtuluş, dildeki iddiayla değil, hayattaki teslimiyetle kazanılır.
Selam, hak edenlerin üzerine olsun.
İsmail Ekinci
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
“Herkes yaptığının rehini olacaktır” ne demektir?
- İnsan, yaptığı amellerin karşılığını mutlaka görecektir. Amelinin sonucu onu ya kurtuluşa ya da azaba götürecektir.
Cehenneme sürükleyen başlıca sebepler nelerdir?
- Ayetlerde namazı terk etmek, fakiri gözetmemek, batıl ortamlara karışmak ve ahireti yalanlamak başlıca sebepler olarak zikredilmiştir.
Şefaat herkese fayda eder mi?
- Hayır. Ayetlerde bildirildiği üzere, inkâr ve isyan üzere ölen kimselere şefaat fayda etmez.
