Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ için kullanılan “Âlemlerin Rabbi” ifadesi, yaratılmış varlıkların sayısının ve çeşitliliğinin insan idrakinin ötesinde olduğunu hatırlatır. İslam düşüncesinde sıkça duyulan “18 bin âlem” ifadesi de bu genişliği ve çokluğu anlatmak için kullanılan sembolik bir tabirdir.
Bu kavram özellikle tasavvuf geleneğinde yaygınlaşmıştır. Tasavvuf alimleri, kâinattaki varlık düzenini ve yaratılış mertebelerini açıklarken bu ifadeyi kullanmışlardır. Bu görüşe göre varlık düzeni bazı temel kategorilere ayrılır ve bunların toplamı sembolik olarak “18 bin âlem” şeklinde ifade edilir.
Tasavvuf kaynaklarında yapılan açıklamalara göre bu âlemler şu başlıklar altında değerlendirilmiştir:
- Dokuz felek (göksel katmanlar),
- Anasır-ı erbaa yani dört temel unsur (toprak, su, hava ve ateş),
- Cemadat (cansız varlıklar),
- Hayvanlar, insanlar, melekût âlemi ve insan-ı kâmil.
Bu başlıkların toplamı on sekiz temel mertebe olarak kabul edilmiştir.
Ancak burada geçen “bin” ifadesi matematiksel bir sayıdan ziyade çokluğu anlatan sembolik bir anlatımdır. Yani her bir varlık mertebesinin sayısız tecellisi bulunduğu kabul edilerek bu mertebeler “bin” ile çarpılmış ve “18 bin âlem” şeklinde ifade edilmiştir. Bu nedenle bu kavram, evrendeki yaratılmışların çeşitliliğini ve Allah’ın kudretinin sınırsızlığını anlatan sembolik bir tasavvufi anlatım olarak görülür.
Büyük İslam düşünürlerinden İmam Gazali, kâinatın görünen ve görünmeyen pek çok varlık düzeni içerdiğini ifade eder. Ona göre insan sadece maddi âlemi değil, aynı zamanda manevi âlemleri de anlamaya çalışmalıdır. Çünkü varlık yalnızca gözle görülenlerden ibaret değildir.
Tasavvuf geleneğinde ayrıca “insan-ı kâmil” kavramı da bu âlemler arasında özel bir yere sahiptir. İnsan-ı kâmil, Allah’ın isim ve sıfatlarının en mükemmel şekilde tecelli ettiği insan modeli olarak kabul edilir. Bu kavram tasavvuf literatüründe özellikle İbn Arabi tarafından geniş şekilde açıklanmıştır.
Özetle “18 bin âlem” ifadesi, tüm bu varlık düzeninin yalnızca dünyadan ibaret olmadığını; görünen ve görünmeyen sayısız âlemin bulunduğunu anlatan tasavvufi bir semboldür. Bu âlemlerin hepsinin dünyada bulunması gerekmez ve hepsinde insan benzeri canlıların bulunması da zorunlu değildir. Bu ifade daha çok Allah’ın yaratmasının sınırsızlığını anlatan bir kavram olarak değerlendirilir.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
18 bin âlem hakkında merak edilenler
18 bin âlem ne demektir?
- Bu ifade tasavvuf literatüründe kullanılan sembolik bir kavramdır ve Allah’ın yarattığı varlıkların ve âlemlerin çokluğunu ifade eder.
18 bin âlem gerçekten sayısal bir ifade midir?
- Hayır. Buradaki “bin” sayısı çoğu zaman çokluğu anlatan sembolik bir anlatımdır.
18 bin âlem sadece dünyada mı bulunmaktadır?
- Hayır. Bu kavram yalnızca dünyayı değil, görünen ve görünmeyen tüm varlık düzenlerini kapsayan bir anlatımdır.
Bu âlemlerin hepsinde canlı var mıdır?
- Tasavvuf anlayışına göre her âlemde aynı tür canlıların bulunması gerekmez. Bazıları maddi, bazıları manevi varlık düzenleri olabilir.
İnsan-ı kâmil bu kavram içinde neden önemlidir?
- Tasavvuf anlayışına göre insan-ı kâmil, Allah’ın isim ve sıfatlarının en mükemmel şekilde tecelli ettiği varlık olarak kabul edilir.
