1. Anasayfa
  2. KUR'AN-I KERİM TEFSİRİ

Ahkaf Suresi Fazileti, Konusu, İçeriği ve Muhtevası & Beyanu’l-Hak


Ahkaf suresi Hakkında Temel Bilgiler

Ahkaf Suresi Mekki bir süredir. Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin ikinci ve sekizinci yıllarında indirilmiştir. Tamamı 35 ayet olan bu süre, yirmi birinci ayetindeki Ad Kavmini helak eden kum fırtınası anlamına gelen ahkaf kelimesinden ötürü bu adı almıştır. Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre (66), Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kuran’a göre (46.) suredir.

Sureye, Casiye suresinde olduğu gibi Kuran’ın Aziz, Hakim olan yüce Allah tarafından indirildiği, dünya hayatının belli bir amaç ve geçici bir süre için yaratıldığı uyarısıyla başlanmıştır. Elleriyle yaptıkları şeylerden şefaat umacak kadar şaşkın müşrikler, Allah’ı bırakıp da yalvardıkları şeylerin ahirette kendilerine düşman olacaklarını hiç düşünmezler. Fakat bu uyarılara rağmen onlar, peygamberi yalancılıkla ve göz boyamakla suçlamaktadırlar!

Atalarını körü körüne taklitten vazgeçmeyenler, gözlerinin çok açık olduğunu iddia edebilmekte ve Eğer dinde bir hayır olsaydı, onda bizi hiç kimse geçemezdi diyebilmektedirler. Oysa dinde büyük bir hayrın olduğunu bilenler, geçmişte olduğu gibi gelecekte de ondan sürekli yararlanırlar. Söz gelimi;

Hz Musa’ya ve O’na verilen Tevrata inandıktan sonra, onların içerisinden Kuran’a iman edecekler bile olacaktır. Kendileri gibi bir materyalist olan Ad kavminin de maddi güçleri öyle kör etmişti ki üzerlerine gelmekte olan kum fırtınasını rahmet sanmışlardı. Sonuçta fasıklıkları yüzünden onların, yeryüzünde evlerinden başka görünürde hiçbir şeyleri kalmadı. Şefaatini umarak taptıkları tanrıları ise felaket anında tamamen kaybolurlar.

  • 1-) Biri, olgunluk çağına gelince hakkı görmüş, Rabb’ini tanımış; Allah’ın lütfuna, keremine, ihsanına şükretmenin;  sadece Allah’a değil, kendisinin varlık sebebi olarak gördüğü ve üzerindeki haklarını ödenmez bildiği anne ve babasına da şükretmenin gerekliliğine inanmıştır. Bu akıllı kişi, hem yüce Rabb’ine hem de anne ve babasına şükredebilmek için Rabb’inden yardım istemektedir.
  • 2-) Diğeriyse, anne ve babasının kendisini hakka, doğru yola çağırmasını, can sıkıcı bularak oflayıp pufluyor. Canını sıktıkları için onları azarlıyor. Asırlar geçti hiç gidip de geri dönen mı var ki? diyerek en zor inkarı seçiyor

Aklıselim sahipleri bilirler ki ağaç ancak yaş iken eğilir;  eğitim ve öğretimi asla ihmale ve geciktirmeye gelmez. Aksi halde anne ve babalar, dünyadan zevk almaya başladıktan sonra söz dinleyecek evladı karşılarında bulamayabilirler. Hatta öz evladından duymaya tahammül edemeyecekleri sözleri dahi işitebilirler.

Eşref-i Mahlukat namına rağmen insan, sözlerin en güzeli olan Allah’ın kelamına sırt çevirirken, bir cin taifesi, dinledikleri Kuran’dan bir pasaj karşısında etkilendiler; kendilerine çeki düzen vermekle kalmayıp koşup kardeşlerini de kendilerine hayat verecek gerçeklere çağırmayı bir vazife bildiler. Aklı başında hangi insan şahsında ve çevresindeki mükemmel güzellikleri görür de yüce yaratıcıya saygı duymaz? Bütün bunları yaratabilen Allah’ın, öldükten sonra tekrar yaratabileceğine aklı ermez!

Hiçbir peygamber inkar edenlere bakıp da ne yoldan çıkar ne de tebliğ görevinden vazgeçer. Zira onlar bilirler ki üç günlük menfaat uğruna, ruhlarını köleleştirenler ve batıla uşaklık etmeyi meziyet sanan sözde gözü açıklar, er ya da geç bir gün mutlaka uyanacak ve her şeyi halledeceğini sandıkları dehr (zaman)in kendi aleyhlerine işlemiş olduğunu göreceklerdir. Hevasına taptığı için büyük bir pişmanlıkla iç geçirip Ha bir ömür yaşadım, ha da bir günün bir tek saatini… Hiç bunlara değer miydi?  diyecek.

Kaynak: M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C: II / bkz: 313-314

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir