1. Anasayfa
  2. KUR'AN-I KERİM TEFSİRİ

Allah’ın Adı Anılmadan Kesilenden Ne Zaman Yenilir?

Kur’an-ı Kerim’de yer alan En'am Suresi 118 ve 119. ayetler, üzerine Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvanın hükmünü, kasıt ile unutma arasındaki farkı ve zaruret hâlinde tanınan ruhsatın sınırlarını açıkça ortaya koyar. Bu ölçü, helal-haram hassasiyetinin imanla doğrudan ilişkisini gösterir.

Allah’ın Adı Anılmadan Kesilenden Ne Zaman Yenilir?

En’am Suresi 118 ve 119. ayetin Meali ve Tefsiri

Kur’an-ı Kerim, helal ve haram meselesini muğlak bırakmaz. İnsanların keyfine göre eğip bükebileceği alanlar açmaz. En‘am Suresi 118. ayette Yüce Allah açıkça buyurur: Allah’ın âyetlerine inanıyorsanız, üzerine O’nun adı anılarak kesilenlerden yiyin.

Bu ayet, meselenin özünü ortaya koyar: İman, tercihte kendini gösterir.

Bir sonraki En’am Suresi 119. ayette ise insanın sıkça başvurduğu bahaneler kökten reddedilir: Üzerine Allah’ın adı anılarak kesilen hayvandan niçin yemeyesiniz ki? Oysa Allah, çaresiz yemek zorunda kalmanız dışında, haram kıldığı şeyleri size açıklamıştır. Doğrusu birçokları bilgisizce kendi kötü arzularına uyarak saptırıyorlar. Muhakkak ki rabbin haddi aşanları çok iyi bilir.

Burada Kur’an, hem helal-haram sınırını hem de zaruret ilkesini birlikte öğretir.

Fıkıhta “ızdırar”, açlıktan veya benzeri bir sebepten dolayı ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalma hâlidir. Bu durumda olan kişiye “muzdar” denir. Muzdar olan kimse, yaşamak için normal şartlarda haram olan bir yiyecekten: Zevk almak için değil, sadece hayatını kurtaracak kadar yiyebilir.

Bu bir ruhsattır, serbestlik değildir. Kur’an bu ölçüyü başka ayetlerde de tekrarlar. Yani zaruret, haramı helal yapmaz; sadece ölümü defeder.

Fısk; Allah’ın koyduğu sınırları bilerek aşmak, O’nun hükümlerini hafife almak ve günahı hayat tarzı hâline getirmektir. Bu hâl süreklilik kazandığında insanı iman sınırının dışına kadar sürükleyebilir.

Bu yüzden Kur’an, “çoğu insan bilmeden arzularına uyarak başkalarını saptırır” buyurur. Buradaki tehlike şudur:
Hevayı ölçü edinmek.

Allah’ın adı anılmadan;

  • Putlar adına
  • Kutsiyet atfedilen şahıslar adına
  • Ölü ya da diri herhangi bir varlık adına

kesilen hayvanların eti haramdır.

Bu sadece bir laf meselesi değildir. Bu, kime teslim olunduğunun ilanıdır. Çünkü keserken kimin adını anıyorsan, rızasını da ondan bekliyorsun demektir.

Besmelenin Bilerek Terk Edilmesi

Eğer Allah’ın adı bilerek ve kasıtlı olarak anılmadan hayvan kesilmişse, ondan yemek caiz değildir.
Ancak:

  • Unutma
  • Kasıt olmaması

durumunda haramlık söz konusu olmaz. İslam, niyeti merkeze alır; vesveseyi değil.

“Besmele Çekildi mi?” Vesvesesi

Müslümanların kestiği hayvanlar hakkında sürekli “acaba besmele çekildi mi?” diye soruşturmak gerekmez. Çünkü asıl olan, Müslümanın zahiri hâlidir. Din, insanı şüphe bataklığına sürüklemez. Asıl sorgulanması gereken şudur: “Ben helali gerçekten önemsiyor muyum, yoksa işime geldiği gibi mi hareket ediyorum?”

Zaruret her haramı serbest kılar mı?

Hayır. Sadece hayatı kurtaracak miktara izin verir, keyfe değil.

Allah’tan başkası adına kesilen neden haramdır?

  • Çünkü bu, ibadet ve teslimiyetin Allah’tan başkasına yöneltilmesidir.

Besmeleyi unutarak terk etmek hükmü değiştirir mi?

  • Evet. Kasıt yoksa yemek caizdir.

Müslümanın kestiği et hakkında şüphe etmek gerekir mi?

  • Hayır. Vesvese dinin değil, nefsin yoludur.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir