1. Anasayfa
  2. Uncategorized

Allah’ın Kuluna Verdiği 3 Büyük Nimet


Nimetlerin en büyükleri, şu üçüdür ki bunları bilmeyen kişi, şükrü zayi etmiş sayılır. Bunları bilmek ise, arifler için şükür ifade eder.

Bu üç büyük nimetin ilki; Allah Teala’nın izzet ve kudretiyle kulların gözlerinden gizlenmiş olmasıdır. Eğer O, kullarına zahir olsaydı işleyecekleri her günah küfür olurdu. Kendilerine yasaklanan masiyetler bir sivrisinek kanadı kadar dahi olsun eksiltilmezdi.

Allah Teala, bütün sıfatlarıyla zahir olduğu zaman kulların günahtan imtina etmeleri de çok güç olurdu. Bu, gaybın sırlarının arkasında olan bir husustur. Şu var ki, müşahedenin hürmetini çiğnemelerinden ötürü insanların çoğu O’nunla karşılaşmayı inkar ederlerdi. Ayrıca halihazırda gaybi olarak iman ettikleri için nail oldukları ulvi mertebelere ve övgülere de, asla nail olamazlardı Çünkü bu derecelere ulaşmalarının sebebi olan gaybi iman. Allah Teala’nın müşahede edilmesi halinde ortadan kalkacaktır

İkinci büyük nimet, kaderin ve mucizevi ayetlerinin halkın umumundan gizlenmiş olmasıdır. Bunlar, gaybi sırlar, kulların salah sebebi, din ve dünya işlerinin istikamet bulma vesilesidir. Eğer kullara zahir kılınsalardı, onların küçük günahları, mucizeleri yakinen görmelerinden ötürü büyük günahlara dönüşür, iyi amelleri için misline katlanan sevapları da asla katlanmazdı. Çünkü hali-hazırda gaybi olarak iman ederek amel ettikleri için katlanan bu sevaplar, mucizelerin açıkça müşahede edilmesinden sonra katlanamaz.

Üçüncü büyük nimet ise, kulların ecellerinin kendilerinden gizlenmiş olmasıdır. Eğer ecellerini bilmiş olsalardı hayır ve şer bakımından amellerini zerre miktarı arttıramaz ve eksiltmezlerdi. Çünkü Allah Teala’nın onlardan talep ettiği ameller çok daha ağır olurken, haklarındaki delillerin kesinleşmesi de çok daha zorlayıcı olurdu. Allah Teala, bilmedikleri bir ecellerinin olmasını onlar için bir mazeret kılmış ve beklemedikleri bir yerden gelecek eceller tayin ederek onları düşünmüştür

Allah Teala’nın, bütün kulların kusur ve kabahatlerini örtmesi de, onlara olan nimetinin inceliklerindendir. Böyle yapmak suretiyle onların kabahatlerini birbirlerinden, ulema ve salihlerin gözlerinden gizler. Eğer böyle, yapmamış olsaydı hiçbiri kabahatlerin ortada olan kişiye bakmazdı.

Yine O, salihleri ve velileri de onlardan gizlemiştir. Eğer bu kimselerin işaret ve alametlerini herkese izhar etmiş olsaydı, herkes bunları tanır ve cahiller dahi, onların Allah Teala’nın velayetine mazhar olduklarını yakinen bilirlerdi. Böyle olduğu zaman da, onlara ihsanda bulunanların sevapları boşa gittiği gibi, amellerinin kabulünden de mahrum olurlardı. Onlara kötülük edenlerin yaptıkları da boşa giderdi

Allah Teala’nın bunları perdelemesi ve gizlemesi.. amel sahiplerinin hayır ve şer namına yaptıkları amelleri, rica ve ümit üzere, ahiretle ilgili olarak hüsnü zan ile yapmalarını temin etmesi bakımından mühimdir

Kaynak: Ebu Talib el-Mekki / Kalplerin Azığı (Kutü’l-Kulub) / C:II / bkz: 247-249

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir