Biz Nuh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik ve onlarla 950 sene yaşadı. Onlar zalimlik ederken tufana yakalandılar (Ankebut Süresi 14). ayet)
Nuh kavmi arasında çeşitli bozgunculuklar, çarpışmalar ve türlü türlü sapıklıklar ortaya çıkınca Allah Nuh’u peygamber olarak gönderdi. Nuh onlarla birlikte 950 sene yaşadı ve yaptığı çağrının sıkıntılarına, kendisine eziyetler yapılmasına tahammül etti.
O kafirler Nuh peygamberi dövüyorlardı, sövüyorlardı, deli ve cahil olarak kabul ediyorlardı, her türlü aşağılamaya ve hakir görmeye tabi tutuyorlardı. Fakat Nuh peygamber, bütün bu sıkıntılarına rağmen onları Hakk’a çağırmaktan geri durmuyordu.
Onların hakaret ve eziyetlerinden şikayetçi olmuyordu ve onlara Hakk’ın kendisine duyurmasını emrettiği açık delilleri, akıllara durgunluk veren mucizeleri tebliğ ediyordu. Ama onlar iyice sapıtmış oldukları ve tiynetleri kirli olduğu için duyduklarından etkilenmiyorlardı.
Bilakis düşmanlıkları ve kibirlenmeleri artıyordu. Daha çok düşman oluyorlardı, daha çok gururlanıyorlardı, eski yaptıkları putperestliklerine daha inatla sarılıyorlardı. Onlar en büyük azaba ve en ağır cezaya müstahak olunca tufan onları yakalayıverdi.
Kendilerine vaat edilen sular ocaklarından fışkırdı, etraflarına dolandı, onları boğdu ve soylarını kuruttu. Bu esnada onlar kendi kendilerine zalimlilik yapmakta idiler. Allah’ın kendileri için belirlemiş olduğu sınırların dışına çıkmışlardı. Gaflet ve gurur denizinin dibine kadar inmişlerdi. Cehalet ve sapıklık çöllerinde kaybolmuşlardı. Bunun için Allah onları tufan ile cezalandırdı. Bir hamlede köklerini kuruttu. Biz onları boğduktan ve helak ettikten sonra yeryüzünde kendi soylarından hiçbir kimseleri kalmadı.
Biz onu ve gemidekileri kurtardık. Bu olayı alemlere ibret olması için yaptık (Ankebut Süresi 15). ayet)
Biz peygamberimiz Nuh’u ve sular ocaktan fışkırmaya başladığı zaman onunla beraber gemiye binen müminleri kurtardık. Bazıları bunların sayısının sekiz olduğunu söyler. Bazıları da 98 olduğunu söylerler. Yarısının erkek, diğer yarısının da bayan olduğu söylenir. Biz onların tufan felaketi ile boğulmaları olayını, bütün alemlere büyük bir ibret yaptık.
Bizim kudretimizin kemal derecesinde olduğunu bu olaydan anlayabilirler. Bizim belirlediğimiz sınırların dışına çıkanlardan, hükümlerimizi uygulamayanlardan, emir ve yasaklarımızı tutmayanılardan intikam alışımızdaki hikmetlerimizi görebilirler
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: IV / bkz: 220-221
