Kur’an-ı Kerim’in 103. suresi olan Asr Suresi Mekki bir suredir ve, 3 ayettir. Adını birinci ayetindeki, asır veya ikindi vakti anlamına gelen asr kelimesinden almıştır.
İslam inancına göre insan, “Ahsen-i takvim üzere yaratılmış” ve yaratılmışların en şereflisi olarak kabul edilen değerli bir varlıktır.
- Yüce Allah’ın kendi ruhundan üflemesi ve sıfatlarından bir sıfat taşıması nedeniyle özel bir konuma sahiptir.
- Alemlerin Rabbinin yeryüzündeki biricik halifesi ve ilahi emanetin muhatabıdır.
- Evrenin merkezinde insan vardır; her şey onun için ve ona boyun eğecek kabiliyette yaratılmış ve hizmetine sunulmuştur.
İnsan, diğer varlıklara göre ayrıcalıklı olsa da, hiçbir insan hemcinslerine karşı bir ayrıcalığa sahip değildir. Erkek ve kadın, birbirini tamamlayan bir bütünün farklı cinsten iki ayrı parçasıdır. Biri olmadan diğeri eksiktir; tıpkı iç ile dış veya ruh ile beden gibi. Bu nedenle erkeklik ve kadınlık, insan olmaktan daha üstün bir meziyet veya değer değildir.
Peygamberler de dahil olmak üzere bütün insanlar, temelde aynı fiziki ve ruhî yapıda, aynı amaçla, aynı yükümlülük ve sorumlulukla eşit olarak yaratılmışlardır. “Bütün insanlar Adem’dendir, Âdem ise topraktan yaratılmıştır.” Sonuçta dönüş yine toprağa, topraktan da Allah’ın huzurunadır.
Bir insanın, kendi özüne ters düşerek etnik ya da cinsel farklılıkları ön plana çıkarması ve hemcinslerini aşağılaması, esasında insanlıktan bir sapma ve “Esfel-i sâfilîne” (aşağıların en aşağısına) düşmesidir. Her insan, insan olarak aynı değere sahiptir.
İnsanlar, aralarındaki tek üstünlük ölçütü takva (Allah bilinciyle yaşama) dışında hiçbir şey değildir. Takva ise, kişinin ancak düzeyli bir eğitim, öğretim ve terbiye ile kendi çabasıyla elde ettiği bir kazançtır.
İman ve Salih Amel: Mutluluğun Anahtarı
- Yetişkin her insan ya mümindir ya da iman etmediği sürece bir hiçtir. Medeni bir insan olmanın ve iki cihanda da mutluluğa ermenin tek yolu, iman edip salih iş yapmak ve insanlara daima hakkı ve sabrı tavsiye etmekten geçer.
- Kabiliyetleri sınırlı olan insanoğlunun, ezeli, ebedi ve baki olan Allah’a kendi iradesi ile güven ve huzur içerisinde kalben bağlanmasıdır.
- Bir müminin, Allah’ın lütfettiği imkanlarla O’nun rızasına, insan gerçeğine, akla ve bilime uygun işler yapmasıdır.
Sali,h amel, işlevsel olan imanın özgün bir ürünü ve ahlakî eylemler bütünüdür. Ancak iman edip salih iş yapan kimse, yaratılıştaki ahsen-i takvim güzelliğini korur. Onun ötesindekiler ise, yaratılış değerlerini düşürerek hayvanlara benzetilmiş, hatta onlardan daha aşağıya düşmüş sayılırlar
