Bir kötülüğü gördüğünüz zaman ona elinizle engel olun. Şayet buna gücünüz yetmiyorsa bari dilinizle engel olun. Hadi buna da gücünüz yetmiyorsa bari o yapılan kötülüğü hoş görmeyin ve onu kalbinizle buğzedin
Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki;
- Hangi kavim beytülmale hıyanet ederse, Allah onların kalplerine korku verir.
- Hangi kavim de fuhuş ve zina çoğalırsa, ölüleri çoğalır
- Hangi kavim de tartı eksikliği olursa, Allah onların rızkını keser (daraltır)
- Hangi kavim de haksızlık sürerse, onlarda ölüm bakaları artar
- Hangi kavim ahdini bozarsa, Allah onların üzerine düşman musallat eder.
Şimdi diyecek olursanız ki ben bunların hiçbirini yapmıyorum ama bazen kurunun yanında yaşta yanıyor. Evet belki sen yapmıyorsun ama bunlardan veya buna benzer daha farklı şeyler gördüğün zaman buna ses çıkartmıyorsun, engel olmuyorsun ya da olmak istemiyorsun.
Banane diyorsun. Bana dokunmayan bin yıl yaşasın mantığı sürüyorsunuz. Ama o yılan sana sokmuyor gidiyor başkasına sokuyor başkasına zarar veriyor. Hangi Müslüman Müslümanın kardeşiydi? Bunun neresi kardeşlik?
Evet bu noktada dinimiz de önemli bir yere sahip olan Emr-i Bi’l Ma’rûf ve Nehy-i Anil Münker görevinin önemi ortaya çıkıyor. Hani bir hadis-i şerif diyordu ya; Bir kötülüğü gördüğünüz zaman ona elinizle engel olun. Şayet buna gücünüz yetmiyorsa bari dilinizle engel olun. Hadi buna da gücünüz yetmiyorsa bari o yapılan kötülüğü hoş görmeyin ve onu kalbinizle buğzedin.
İşte burada herkes kendini gerçekten sorgulamalı. Çünkü Geylani Hz’nin deyimi ile: Yere serilmiş içi boş kütükler gibi insanlar var aramızda. O zaman ya sizde onlar gibi olup kor olursunuz ya da onlardan ayrılarak en üstün ve en şerefli varlık olarak yaratılan insan vasfını koruyarak alay’-ı illiyyine yükselmek içinde elinizden / elimizden gelen bütün çaba ve gayreti gösterirsiniz / gösteririz / göstermek için mücahede ederiz.
Selam hak edenlerin üzerine olsun vesselam…
İsmail Ekinci
