Basiretin Kapanması ve Hakikatin Görülememesi
Manevi ve metafizik boyuta kapılarını kapatan kimseler, varlığı yalnızca maddî sebepler çerçevesinde anlamlandırmaya çalışır. Bu tek yönlü bakış, olayların arkasındaki ilahi hikmeti perdeleyerek insanı hakikatin merkezinden uzaklaştırır. Böyle bir anlayışta eşya, sadece görünen yönüyle değerlendirilir; onu var eden, yöneten ve anlamlandıran kudret ise göz ardı edilir.
Kur’an-ı Kerim, bu zihinsel körlüğü “Onlar dünya hayatının sadece dış yüzünü bilirler; ahiretten ise gafildirler” buyruğuyla ifade eder. Tefekkürden uzak kalan bu anlayış, insanı kuşatıcı bir basiretten mahrum bırakır ve olayları bütüncül şekilde değerlendirme yetisini yok eder.
Felaketleri Sadece Tabiat Olayı Olarak Değerlendirmek
Basiret yoksunluğu, tabii felaketlerin yalnızca fiziksel sebeplerle açıklanmasına yol açar. Oysa Kur’an’a göre kainatta meydana gelen hiçbir hadise, Allah’ın ilmi ve iradesi dışında değildir. “Gaybın anahtarları O’nun katındadır” buyruğu, her şeyin ilahî denetim altında olduğunu açıkça ortaya koyar.
Kur’an, yağmurdan doluya, rüzgardan fırtınaya kadar tüm tabiat olaylarının Allah’ın emriyle gerçekleştiğini bildirir. Aynı olaylarla kimi zaman kullarını uyarır, kimi zaman da dilediklerini korur. Ancak iman–amel ilişkisini reddedenler, bu ilahî mesajları okumaya yanaşmazlar.
Felaket Anında Hatırlanan Allah: Firavun Örneği
Tarih boyunca inkar edenlerin ortak özelliği, rahat zamanlarında Allah’ı unutup, musibet anında O’na yönelmeleridir. Firavun’un boğulma anında iman ettiğini dile getirmesi, bu hakikatin en açık örneklerinden biridir. Ne var ki bu yöneliş, artık geri dönüş imkanı kalmadığında gerçekleşmiştir.
Mümin, akıbeti konusunda mutlak bir garantiye sahip olmasa da Allah’ın rahmetine ve affına dair sarsılmaz bir ümide sahiptir. İnkâr edenler ise bu kapıyı kendi elleriyle kapattıkları için umutsuzluk içinde kalırlar. İlahi sünnet açıktır: Rüzgâr eken, fırtına biçer.
İslam düşüncesinde felaketler, yalnızca maddî sebeplerle açıklanan olaylar değil; aynı zamanda ibret, uyarı ve imtihan vesileleridir. Basiret sahibi mümin, yaşanan her hadisenin ardındaki hikmeti okumaya çalışır. Gaflet ehli ise hakikati görmemekte ısrar eder.
