Bebek doğduktan sonra yapılması gereken sünnet davranışlar
Bir bebeğin dünyaya gelişi, sadece bir aile için değil, tüm toplum için büyük bir lütuftur ve manevi bir başlangıçtır. İslam geleneği, bu özel anı daha da anlamlı kılmak, bebeği manevi bir kalkanla karşılamak ve hayatın ilk adımlarını bereketle sarmak için asırlardır süregelen güzel uygulamalar sunar.
Bebeğin doğumu, büyük bir sevinç kaynağıdır. Bu mutluluğu paylaşmak, insanlar arasındaki sevgi ve ünsiyet (yakınlaşma) bağını kuvvetlendirir.
- Babaya ve yakın akrabalara durumun müjdelenmesi ve tebrik edilmesi, müstehap (sevilen, güzel görülen) bir davranıştır. Sevinç getiren her olayın paylaşılması, toplumsal dayanışmayı artırır.
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) uygulamalarından biri de, bebeğin sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunmasıdır. Bu uygulamanın derin manevi bir anlamı vardır: Bebeğin bu dünyada duyduğu ilk sözler Yüce Allah’ın birliği ve çağrısıdır. Tıpkı hayatın başlangıcındaki ilk kelamın bu olması gibi, son kelamın da “La ilahe illallah” olması hedeflenir. Bu, hayatın başlangıcından sonuna kadar imana bağlılık dileğidir.
Tahnik Sünneti
Tahnik, hurma, bal gibi tatlı ve besleyici bir yiyeceğin (özellikle hurmanın), ağızda yumuşatılarak yeni doğan bebeğin damağına sürülmesi demektir. Bu, Asr-ı Saadet’in (Mutluluk Çağı) şanslı çocuklarına mahsus manevi bir uygulamaydı.
Hz. Ebu Bekir’in kızı Esma (r.a)’nın oğlu Abdullah b. Zübeyr’i Medine’ye getirip Resulullah’ın kucağına vermesi ve Efendimiz’in hurmayı çiğneyip Tahnik yapması, bu uygulamanın ne denli kutsal ve bereketli görüldüğünü gösterir. Böylece, çocuğun karnına giren ilk şey, sadece bir yiyecek değil, aynı zamanda Peygamber’in mübarek tükürüğü ile karışmış bir şifa ve bereket olmuştur.
İlk Yedi Gün: Akika, Saç ve İsim
Yeni doğan bebek için doğumun yedinci gününde yapılması tavsiye edilen üç temel uygulama vardır:
Akîka, Allah’a bir şükür nişanesi olarak kesilen kurbandır. Cahiliye döneminde sadece erkek çocuklar için yapılırken, Efendimiz’in (s.a.v) “Oğlan çocuk için iki, kız çocuk için bir koyun kurban ediniz” hadisiyle kız çocuklar için de kesilmeye başlanmıştır.
Akîka kurbanının faydaları arasında, çocuğun güzelce yetişmesine, sağlık ve esenliğinin devam etmesine, şeytanın şerrinden korunmasına ve ömrünün bereketlenmesine bir manevi sebep olarak görülür. Aynı zamanda, bu kurbanla Allah’a yaklaşma, sadaka verme ve evliliğin en büyük amacı olan çocuk nimetini izhar etme (gösterme) manaları yerine getirilir.
Başın Tıraş Edilmesi: Doğumun yedinci gününde çocuğun saçlarının (kafasındaki “eziyet” olarak tabir edilen kısmın) tıraş edilmesi de sünnettir.
Bu tıraş, saçların yerine daha güçlü, daha sağlam tellerin gelmesine zemin hazırlar. Ayrıca çocuğun yükünü hafifletir, hararetin kolayca çıkması için gözenekleri açar ve görme, koklama, işitme gibi duyusal organların gelişimine destek olur. Cahiliye uygulamasının aksine, Efendimiz kesilen kurbanın kanının başa sürülmesini yasaklamış, yerine güzel koku sürülmesini emretmiştir.
Çocuğa isim vermek, ona hayatı boyunca taşıyacağı kimliği ve manevi mirası armağan etmektir. Peygamber Efendimiz, güzel anlam taşıyan isimlerin tercih edilmesini tavsiye etmiştir.
Önemli Tavsiyeler:
- Peygamber isimleriyle isimlenmeyi öğütlemiştir.
- Allah’ın en sevdiği isimler: Abdullah (Allah’ın kulu) ve Abdurrahman (Rahman’ın kulu) olarak belirtilmiştir.
- En doğru isimler: Haris (çalışan, gayret eden) ve Hemmam (çok düşünen, azimli) gibi anlamlı isimlerdir.
- En çirkin isimler: Harp (savaş) ve Murra (acı, zehir) gibi olumsuz anlam taşıyan isimlerden kaçınılması istenmiştir.
Bebeğin Sünnet Edilmesi
Bebeğin sünnet edilmesi de, mümkünse ilk yedi gün içinde yapılması tavsiye edilen önemli bir fıtrat (yaratılış) uygulamasıdır.
Yüzyıllar sonra bu uygulama maalesef israf ve aşırıya kaçan merasimlere dönüşse de, Asr-ı Saadet’te sünnet, tıpkı isim koyma kadar sade, ölçülü ve doğal bir gereklilik olarak yapılırdı; hususi bir tören havasından uzaktı. Bu, temizliği, sağlığı ve dinin gereklerini yerine getirmeyi esas alan, fıtrata uygun bir davranıştır.
