İslam, insanın fıtratını korumayı ve toplumu ahlaki çöküşten muhafaza etmeyi hedefleyen ilahi bir hayat nizamıdır. Bu sistem içinde tesettür, yalnızca bir giyim kuralı değil; iffetin, vakar ve takvanın dışa yansımasıdır. Tesettürün zıddı olan teberrüc ise Kur’an ve Sünnet’te açıkça yasaklanmış, cahiliye ahlakının bir uzantısı olarak tanımlanmıştır.
İslam’da Teberrüc Kavramı
İslam alimleri teberrücü iki temel şekilde tarif etmişlerdir.
- Birincisi; kadının örtünmesi gereken tabii güzelliklerini, başörtüsünü usulüne uygun bağlamayarak veya dikkat çekici biçimde açığa vurmasıdır. Bu durum, örtülü çıplaklık olarak da nitelendirilmiştir.
- İkincisi ise, erkeklerin ilgisini çekmek maksadıyla kadınların alımlı ve çalımlı bir yürüyüş sergilemeleridir.
Yüce Allah, teberrücü açıkça yasaklayarak şöyle buyurmuştur: “Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye kadınlarının teberrüc yaptığı gibi teberrüc yapmayın…” (Ahzab Suresi, 33). Bu ayet, teberrücün cahiliye ahlakının bir tezahürü olduğunu ve mümin kadınlara yakışmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Teberrücün Günlük Hayattaki Yansımaları
Teberrüc yalnızca açılmakla sınırlı değildir. Erkeklerin bulunduğu ortamlarda dikkat çekmek amacıyla parfüm sürünmek, bilezikleri ses çıkaracak şekilde hareket ettirmek, topuk seslerini vurgulayan ayakkabılar giymek de bu kapsamda değerlendirilir. Nitekim Nur Suresi’nin 31. ayetinde kadınların gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını vurmamaları emredilmiştir.
Yüksek Topuklu Ayakkabı Meselesi
Günümüzde yaygınlaşan yüksek topuklu ayakkabılar, yürüyüşü ve beden hatlarını belirginleştirerek cinsel cazibeyi artırmayı hedeflemektedir. Seküler bakış açısıyla dahi bu tür ayakkabıların cinsel çağrışımları artırdığı kabul edilmektedir. Ayrıca sağlık açısından da zararlı oldukları bilimsel olarak ortaya konmuştur. Münker olan, yani aklın ve fıtratın reddettiği şeylerden sakınmak da Müslüman’ın temel sorumluluklarındandır.
Allah Resûlü (s.a.v), teberrücü cahiliye kalıntısı olarak nitelendirmiş ve bu davranıştan sakındırmıştır. Gereksiz yere boşanma talep eden kadınlarla birlikte teberrüc yapan kadınları da sert bir dille uyarmış, bu davranışların imanla bağdaşmadığını ifade etmiştir.
Hz. Peygamber (s.a.v), mümin kadınlardan biat alırken teberrüc yapmamayı da şart koşmuştur. Bu durum, İslami toplumun inşasında tesettür ve iffet ilkesinin ne denli merkezi bir yere sahip olduğunu göstermektedir.
Tesettürün Hikmeti ve Toplumsal Koruyuculuğu
Zina, teşhircilik, röntgencilik ve benzeri cinsel haramların temel sebeplerinden biri çıplaklık ve şehvetle bakıştır. Bu nedenle İslam, hem açık çıplaklığı hem de örtülü çıplaklığı yasaklamış; tesettürü emrederek toplumu ahlaki yozlaşmadan korumayı hedeflemiştir.
- Teberrüc, bireysel bir tercih değil; toplumsal ahlakı zedeleyen ciddi bir sorundur.
- Tesettür ise yalnızca kadını değil, toplumu da koruyan ilahi bir emirdir.
İhlasla yaşanan tesettür, İslam’ın hikmet ve güzelliklerini açıkça ortaya koyar ve Allah’ın rızasına ulaştıran müstesna bir hayatın anahtarıdır.
