1. Anasayfa
  2. Uncategorized
Trendlerdeki Yazı

Cahiliye Döneminde ve Günümüzde Kadın Tesettürü


  • Ve Rabbin dedi ki; İlk cahiliyet devrindeki gibi açılıp saçılmayın, salınarak yürümeyin (1)

Evet ilk cahiliye döneminde insanlar Allah’ın varlığını, birliğini, her şeyi yönetimi altında tuttuğunu belki inkar etmiyordu ama -haşa- ilah olarak kimisi bu gücü ve kuvveti ya putlara ibadet ederek onlardan bekliyorlardı, ya güneşe secde ederek ondan bekliyorlardı veyahut da Firavun örneğinde olduğu gibi bir beşerden bekliyorlardı.

Allah dışında her ne olursa olsun sonuçta batıldır. Evet cahiliye döneminde belki cahilliklerinden, belki cehaletlerinden, belki bilmediklerinden, belki de kibir ve gururlarından dolayı Allah’a ibadet etmiyorlardı. Aslında onların karşı çıktıkları Allah’ın varlığı değil, Allah’ın Resulü vasıtasıyla bildirmiş olduğu emir ve yasaklardı.

Evet Lut kavmi hepinizin de çok iyi bildiği gibi, hiç bir kavmin yapmadığı ahlaksızlığı yaparak helali olan kadınları bırakıp erkeklere yaklaşıyorlardı ve yine aynı şekilde Lut kavmi döneminde insanlar göğüslerini kapatmadan çırılçıplak dolaşıyorlardı. Lut (a.s) kendilerini uyarınca yalanlandı ve karşı çıktılar. Sonunda da elem verici bir azaba maruz kaldılar.

Aksine belki de daha da kötü bir duruma girdiniz ve girmeye de devam ediyorsunuz. Sizi yüce Allah kitabında örtünmeniz gerektiği hakkında uyarmadı mı, emretmedi mi, Allah Resulü bu konuda sizleri uyarmadı mı? Ama siz -istisnaları tenzih ederim- öyle bir insansınız ki gözleri kör, kulakları sağır, aklı kıt, nefsinin peşinde koşan, cehennemliklerin amelini işleyip de cennete gireceğini sanan kimselersiniz.

Siz Allah’ın kitabını kulak ardı ettiniz, hatta tamamen arkanızda bıraktınız, kendisinden hayli hayli uzaklaştınız, Allah da bu konuda madem siz benden uzaklaşmak istiyorsunuz bende bu konuda size yardımcı olayım diyerekten kendisinden daha da uzaklaşmanız için size yardımcı oldu ve sizlere bir şeytan musallat etti ki; artık yanlışı doğru, doğruyu yanlış, batılı hak, hakkı batıl olarak görmeye başladınız ve Rabbin dedi ki

“Siz Bizi, daha önce nasıl unutup terk ettiyseniz, Biz de bugün sizi unutup kendi halinize bırakacağız! Kalacağınız yer ateştir. Hiçbir yardımcınız da yoktur, Bu böyle olacak, çünkü siz Allah’ın ayetlerini alay konusu yaptınız, dünya hayatı sizi aldattı. Bugün artık ne oradan çıkarılırlar, ne de özürleri kabul edilip dünyaya gönderilirler (2)”.

“İşte o zaman insanlar: “Ey ulu Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır, çünkü artık iman ediyoruz!” derler (3)” ama “Onlar nerede, iman nerede! Onlar ibret alan, hisse kapan insanlar değil. Böyle olmadıkları için, gerçekleri apaçık anlatan Peygamber geldiği halde, Ona sırtlarını döndüler (4)”

“Ve cehennemin getirildiği gün… İnsan işi anlar o gün! Ama anlamasının ne faydası var o gün!, Keşke sağlığımda bu hayatım için hazırlık yapsaydım!” der (5)”. Ama malumdur ki “Kendilerine doğru yol iyice belli olduktan sonra, gerisin geri dinden çıkanlara muhakkak ki şeytan önce fit vermiş; onları uzun emellere düşürmüştür (6)”.

“Bu böyledir; Çünkü onlar Allah’ın indirdiğinden hoşlanmayanlara, “Artık melekler, onların yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını aldıkları vakit halleri ne olacak? (7)”.

Şimdi ne olacak Allah sizlere edep yerlerinizi kapatmanızı, gözünüzü haramdan sakınmanızı, namaz kılmanızı, oruç tutmanızı vs diğer emir ve yasakları yerine getirmenizi emretmişken, hepsini arkanıza attınız.

“Bu böyledir: Çünkü onlar Allah’ın gazabına sebep olan şeylerin peşine düştüler, O’nu razı edecek şeyleri ise beğenmediler. Bu yüzden Allah da onların bütün işlerini boşa çıkardı (8)”. Evet “Kim Allah’a ve Resulüne inanmazsa bilsin ki Biz kafirlere alevli ateşler hazırladık (9)”

Ancak aklını çalıştırıp da yaptıklarından ve ettiklerinden tevbe edip, pişmanlık duyanlar ve bu pişmanlığının akabinde salih ameller bulunanlar yok mu, onlar için yani:

“Rabbimiz Allah’tır” deyip sonra da istikamet üzere, doğru yolda yürüyenler yok mu, işte onların üzerine melekler inip: “Hiç endişe etmeyin, hiç üzülmeyin ve size vaat edilen cennetle sevinin!” derler, “Dünya hayatında da, ahirette de biz sizin dostunuzuz. Orada sizin canınızın çektiği her şey, “Gafur ve Rahim’den (affı, merhamet ve ihsanı bol olan Allah tarafından) bir ikram olarak sizindir. Hem orada siz bütün istediklerinize kavuşacaksınız (10)”.

O zaman siz aranızda övünme vesilesi olacak, şatafatlı dünyanın geçici zevkleri için değil “Rabbiniz tarafından verilecek mağfirete ve cennete girmek için yarışın! Öyle bir cennet ki eni göklerle yerin eni gibi olup Allah’a ve resullerine iman edenler için hazırlanmıştır. İşte bu, Allah’ın dilediği kimselere olan bir ihsanıdır. Allah büyük lütuf sahibidir (11)”

Unutmayın ki her ne yaparsanız ve her “Kim güzel ve makbul bir iş yaparsa, kendisi için yapar. Kim de kötülük işlerse kendi aleyhinedir. Sonunda Rabbinizin huzuruna götürüleceksiniz (12)”.

O zaman siz Kur’an-ı rehber edinin ve Allah Resulü’nün (s.a.v) izini takip edin  Çünkü Allah Resulüne muhalefet edip de;

“Rab’lerinin ayetlerini reddedenlere ise, en fenasından gayet acı bir azap vardır (13)”.

O zaman kulluk yapma fıtratı üzerine yaratılan bizlere düşen “Allah ve Resulü herhangi bir meselede hüküm bildirdikten sonra, hiçbir erkek veya kadın müminin, o konuda başka bir tercihte bulunma hakları yoktur. Kim Allah’a ve elçisine isyan ederse besbelli bir sapıklığa düşmüş olur (14)”

O zaman siz size emredildiği şekilde yaşamaya ve emredildiği gibi örtünmeye bakın. Çünkü ileri ki bölümlerde Allah’ın izni ile açıklanacağı üzere bütün fitnelerin başlangıcı ve kaynağı kadınlardır. Her ne kadar istisnai durumlar ve kişiler olacak olsa da

(1-Ahzab 33) (2-Casiye 34-35) (3-Duhan 12) (4-Duhan 13-14) (5-Fecr 23-24) (6-Muhammed 25) (7-Muhammed 26-27) (8-Muhammed 28) (9-Fetih 13) (10-Fussilet 30-32) (11-Hadid 21) (12-Casiye 15) (13-Casiye 11) (14-Ahzab 36)

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir