1. Anasayfa
  2. Uncategorized

Cehennemin Şiddeti İşlenen Günahın Büyüklüğüne Göredir


Edep yerlerini korumayanlar, zina, hırsızlık, yalancı şahitlik yapanlar ve Allah’a şirk koşanlar cehennem de çeşitli azaplar ile karşılaşacaklar.

Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurdu: Edep yerlerini korumayıp zina edenlerin azabı, o işi dünyada iken ne kadar yaptılarsa, ahirette de edep yerlerinden o kadar asılmak olacaktır. Bu şekilde yana yana tüm bedenleri eriyip yok olur ve sadece ruhları kalır. Sonra bırakılırlar. Tekrar cesetleri ve derileri yenilenir. Ve dövülmeye başlarlar.

O edep yerlerini korumayan her insana, dünyada o işte kaldıkları kadar, yetmiş tane melek sopa atar. Sonunda bedenleri erir ve ruhları kalır. İşte bu onların yaptığına karşılık olan azaplardır. Cehennem de hırsızlık yapanların cezası ise vücut azalarının tek tek kesilmesi şeklinde olur Sonra o kesilen organları yenilenir.

Hırsızların azabı böyle sürer gider. Hırsızlık yapan her bir insan için, yetmiş bin melek ellerindeki makaslarla devamlı etlerini keserler.

Yalancı şahitlik edenler ise dillerinden asılırlar. Sonra bunlardan her bir insana, yetmiş bin melek sopa atar durur. Nihayet cesetleri erir, sadece ruhları kalır.

Allah’a ortak koşanların azabı ise bunlar da cehennemin mağaralarına atılırlar, üzerleri de kilitlenir. Orada yılanlar, akrepler, ateş korları, alevler ve şiddetli dumanlar vardır. Her saat her insana yetmiş bin sopa vururlar. Bu da şirke dalanların azabıdır.

Cehennem de zalimler ve büyüklük taslayanların azabı ise şöyle olur: Onlar ateşten tabuta konular, sonra kapaklan kilitlenir ve cehennemin en derin yerine atılırlar. O zalimlerden her birine her saat doksan dokuz çeşit farklı azaplar edilir. Ve her gün ise yeniden bin sopa atılır. İşte bunların da azabı böyle devam eder gider.”

Resulüllah (s.a.v) söyle buyurdu: İnsanları zincire vuranlar ise kendileri zincire vurulmuş olarak gelirler. Sonra cehennem denizine atılırlar. Ve zincirlerden kurtuluncaya kadar orada yüzmeleri söylenir. Onlar da bu şekilde cehennemin dibine kadar giderler. O denizin dibini, yaratan Allah’tan başkası bilemez Orada Allah’ın istediği kadar yüzerler. Sonra nefes almak için başlarını denizin üzerine çıkarırlar. Ama derhal her insanın başına yetmiş bin melek gelir. Her melek beraber de demirden topuzlar vardır. İşte bu topuzları onların başlarına vururlar. İşte bu şekilde onlar da sonuna kadar azap görürler.

Resulüllah (s.a.v) şöyle anlattı: Allah (c.c) cehennem ehlinin cehennemde hukublar boyunca orada kalacaklarına hükmetti. Ama kaç hukub miktarı kalacaklarını bilmem Ancak şunu biliyorum ki, bir hukub seksen senedir. Bir senede üç yüz atmış gündür. Bir gün ise saydığınız günlere göre bin senedir.

  • Vay cehennem ehline!
  • Vay o güneş vurunca ona dayanamayan yüzlerin haline!
  • Cehennem ateşine nasıl dayanacak!
  • Vay o baş ağrısına dayanamayan gözlere!
  • Daima açık olarak ateşe nasıl bakıp dayanacaklar!
  • Vay dünyadayken leş kokusundan nefret eden o burunlara!
  • Ama cehennemde burunlarına ateş çekecekler.
  • Vay o dünyadayken ağrılara dayanamayan boyunlara!
  • Orada bukağılara zincirlere vurulacaklar.
  • Vay o dünyadayken sert elbise giymeye dayanamayan derilere ve bedenlere!
  • Halbuki ahirette ateşten ve kaba dokunmuş elbiseler giyecekler. Bunlardan pis kokular çıkacak ve alevler fışkıracak.
  • Vay o dünyadayken bir ağrıya dayanamayan midelere!
  • Halbuki onlara zakkumlar dolacak, kızgın sular dolacak ve bundan dolayı da bağırsakları parçalanacak
  • Vay o dünyada iken, yalınayak kalmaya dayanamayan ayaklar!
  • Ama ahirette ateşten ayakkabılar giyecekler.
  • Vay o çeşit çeşit azaplar görecek olan cehennem ehlinin haline!

Kaynak: Abdülkadir Geylani / El Ğunye (Li Talibi Tariki’l Hak) / bkz: 488-489

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir