1. Anasayfa
  2. ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ

Çocuklukta Öğrenilen Bilginin Kalıcılığı


İnsan hayatının en bereketli ve en hassas dönemi hiç şüphesiz çocukluktur. Bu dönemde öğrenilen her kelime, kalbe dokunan her değer, bir ömür boyu kişiye eşlik edecek olan sarsılmaz bir temel oluşturur. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) eğitim metodolojisine baktığımızda, küçük yaşta alınan eğitimin hafızadaki yerini tarif eden o eşsiz ve veciz ifadelerin, yüzyıllar sonra bile pedagoji dünyasına ışık tuttuğunu görüyoruz.

İslam bilginleri, filozoflar ve pek çok pedagog, çocuk kalbinin saflığını ve şekil almaya olan yatkın, insan zihnini üzerine ne yazılırsa onu muhafaza eden tertemiz, beyaz bir levha olarak görür.

İnsanın çocukluğunda aldığı telkinleri, duyduğu duaları ve öğrendiği ahlaki ilkeleri seksen yıl geçse de unutmaması yaşayan bir mucizesidir. Yaşlı bir insanın, dünü hatırlamakta zorlanırken çocukluğunda öğrendiği bir sureyi veya babasından duyduğu bir nasihati ezbere söyleyebilmesi, o günlerin hafızaya nasıl kazındığının en büyük kanıtıdır.

Çocukluk döneminde edinilen bilgi, kağıda yazılan bir not gibi değildir. O, mermerin üzerine büyük bir sabırla nakşedilen bir yazı gibidir. Kağıt eskir, mürekkep solar; ancak mermere işlenen nakış, taşın bir parçası olur ve yüzyıllara meydan okur.

Bugün çocuğunuza öğrettiğiniz bir “teşekkür ederim” sözü, bir “haram-helal” bilinci ya da bir “şefkat” bakışı, onun zihninde sıradan bir bilgi olarak kalmayacak. O tohumlar, gelecekte kuracağı hayatın pusulası olacaktır. Çocuğun zihni boş bir levhadır; oraya en güzel cümleleri, en asil değerleri ve en parlak umutları yazmak bizlerin en büyük sorumluluğudur.

Unutulmaması gereken şudur ki; çocuklukta öğrenilenler, yaşlılıkta meyve veren köklü birer ağaçtır. O fidanı sulamak için en uygun zaman, tam da şimdidir.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir