Duha Suresi Mekkidir. Toplam 11 ayettir. Adını ilk ayetindeki, kuşluk vakti anlamına gelen duha kelimesinden almıştır. Kur’an’a gore (93.) suredir.
Karanlık ve aydınlık yönleriyle gece ve gündüz, ömrün sıkıntı ve ferahlıkla ilgisi bulunan psikolojik iki yarısını temsil eder. Zamandan verim almak isteyenler için önünde öğle, ikindi ve akşam üstü gibi geniş bir süre olduğunu müjdeleyen iç açıcı ve rahatlatıcı bir faktördür.
Bu vakit, insana “Panik yapmaya gerek yok, önünde zaman var!” telkininde bulunur.
Sabreden ve sadece alemlerin koruyucusu Yüce Mevla’ya sığınan her mümin, her karanlık gecenin ardından, ne kadar sıkıntılı geçmiş olursa olsun, mutlaka önünde kuşluk serinliğiyle birlikte engin bir aydınlık gün olduğunu bilir. Bu bilgi sayesinde mümin, umutsuzluk girdabına yakalanmaz.
Resûlullah (s.a.v.), risalet görevini içselleştirmiş olduğu bir dönemde, rahatsızlığı nedeniyle üç gece üst üste ibadete kalkamamış ve ardından Cebrail (a.s.) yaklaşık on-on iki gün vahiy getirmemişti Vahyin ilk şokunu atlatmış, ayetlere alışmış bir Peygamber için bu gecikme, ister istemez endişeye yol açmıştı.
Hz. Hatice (r.a.) endişeyle: “Ya Resulallah! Acaba Rabbin, birkaç gece ibadete kalkamadın diye sana darıldı mı?” diye sormuştu.
Müşrikler ise yaygara yaparak: “Rabbi elçisini terk etti” demişlerdi. Oysa birkaç günlük rahatsızlık veya ibadet terk edilişi nedeniyle Allah neden elçisini terk etsin, ona darılıp öfkelensin veya sevgi ve merhametini esirgesin ki?
Hayır, Allah, elçisini ne terk etmiş ne de ona darılmıştı. Aksine, Resulüne daha çok lütufta bulunacak; o da Rabbini daha yakından tanıyacak ve ardarda gelecek ihsanlarından ötürü son derece mutlu olacaktı. Onun risalet hayatının sonunun, başlangıcından daha iyi olacağı yakında görülecekti. Rabb’inin geçmişteki lütfu ve ihsanı (doğumundan itibaren gözetimi altında bulundurup koruması), gelecekte lütfedeceği ihsanların en büyük göstergesiydi. Allah, hayatının sonuna kadar Nebi’siyle ilişkisini koparmayacaktı
