Dünyayı terk eden kişi; Hükümdarın kapısı önündeki köpeğin içeriye girmesine engel olduğunu görünce ona bir lokma ekmek atıp bununla oyalanmasını sağlayarak içeriye giren ve hükümdarın yanına varan kişiye benzer.
Bu durumdaki kişi, elde etmiş olduğu derece karşılığında köpeğine atmış olduğu bir lokma ekmek sebebiyle hükümdar katında nüfuzu olduğunu düşünebilir mi? Şeytan da; Yüce Allah’ın kapısındaki köpektir ve kapı açık, perde kalkmış olduğu halde insanların içeriye girmesine engel olur. Dünya bir lokma gibidir. Onu yersen çiğneme esnasında lezzetini alırsın ama yuttuğun zaman artık lezzet alamazsın.
Sonra yediğin şeyin ağırlığı midende kalır ve daha sonra kokuşmuş bir pisliğe dönüşür. En sonunda ise posasını çıkarmaya ihtiyaç duyarsın. Hükümdarın onurlandırmasına mazhar olmak için dünya lokmasını yemeyen kişi nasıl olur da dünyaya yönelir? Sonra dünyanın sağladığı yarar, yani bin yıl yaşamış olsa bile her şahısa verdiği nimet ahiret nimetlerinin yanında faninin hiçbir anlamı yoktur. Ömür bu kadar kısa olduğu halde ne anlamı olabilir ki ?
Dünya zevkleri bulanıktır, sağ değildir. O halde zahid, terk etmiş olduğu şeye dönüp bakmadıkça zühdüne de dönüp bakmaz. Terk etmiş olduğu şeye ise ancak onun kayda değer bir şey olduğunu düşündüğünde dönüp bakar. O şeyin kayda değer olduğunu ise ancak marifeti eksik olduğunda düşünür. Buna göre zahidin eksik kalmasının sebebi, marifetinin eksik olmasıdır.
Kaynak: İbnü’l Cevzi / Minhacü’l Kasıdin ve Müfidü’s Sadıkin / C: 2 / bkz: 451
