1. Anasayfa
  2. BİLGİBANK

Ebu’d-Derda’nın (r.anh) Kısaca Hayatı


Sahabe Hayatından Bir Örnek: Ebu’d-Derda (r.anh)

Asıl adı Amir olmakla birlikte daha ziyade Ebu’d-Derda (r.a.) adıyla tanınmıştır. Medineli Hazrec kabilesine mensuptur. Hicretin ikinci yılında İslam’a dahil oldu. O hem ailesi hem de Ensar içindeki en son Müslüman kabul edilir. İslamiyet’e girmesine vesile olan ise yakın arkadaşı, aynı zamanda da Hz. Peygamber (s.a.v)’in şairlerinden Abdullah b. Revaha’dır (r.a). O, Ebu’d-Derda (r.a)’nın halen atalarının dini üzere kalmasından son derece üzüntü duyuyor, her vesile ile onu Müslüman olmaya çağırıyordu.

Ancak bütün çabalarına rağmen bir türlü Ebu’d-Derda (r.a)‘nın putlarını terk etmesine engel olamadı. Abdullah b. Revaha (r.a) sonunda arkadaşına bir oyun oynamaya karar verdi: Bir gün onun evinden ayrıldığını görünce, gizlice putunu muhafaza ettiği odasına girerek çok sevdiği ve hürmet gösterdiği putunu bir balta ile parçaladı. Putun bulunduğu yerdeki gürültüyü duyup gelen Ebu’d-Derda (r.a)’nın hanımının çabaları da Abdullah’ı (r.a) engellemeye yetmedi.

Kısa süre sonra evine geri döndüğünde eşinin ağladığını gören Ebu’d-Derda (r.a), bunun sebebini sorduğunda hanımı olanları anlattı. Ebu’d-Derda (r.a) ilk anda Abdullah (r.a)’ın yaptığına çok sinirlendi. Ancak durumu bir kez daha düşündükten sonra dilinden şu cümle döküldü: “Putta bir marifet olsaydı, kendisini savunur, korurdu, dolayısıyla kendisini koruyamayan bu şey beni nasıl koruyacak.” Daha sonra da doğruca Abdullah b. Revaha (r.a)’ın evine gidip kendisinin de Müslüman olacağını açıkladı.

Birlikte Allah Rasulü (s.a.v)’nün yanına vardılar. Ebu’d-Derda (r.a) bir de onun huzurunda kelime-i şehadet getirmek suretiyle İslam’a girdiğini ilan etti. Ebu’d-Derda (r.a)’nın İslam’ı seçmesinden son derece memnun olan Hz. Peygamber (s.a.v) onu, Selman-i Farisi ile din kardeşi yaptı. Kaynaklarda bu hadisenin Bedir savaşından hemen sonra gerçekleştiği kaydedilir.

Ebu’d-Derda’nın (r.anh) Hayatı ve Hizmetleri

Geç bir dönemde İslam’a girmesine rağmen Ebu’d-Derda (r.a) bundan sonraki hayatını dinine adadı. Başta Uhud savaşı olmak üzere bütün gazvelerinde Hz. Peygamber (s.a.v) ile birlikte bulundu. Onun bilhassa Uhud’da büyük fedakarlık ve şecaat örnekleri gösterdiği rivayet edilir. Askeri faaliyetlerin yanı sıra ilimle de meşguliyetini devam ettiren Ebu’d-Derda (r.a.), Allah Rasulü (s.a.v) hayatta iken Kur’an-ı Kerim’i baştan sona ezberleyen sahabiler arasına girdi.

Ebu’d-Derda (r.a) Hz. Ebu Bekir (r.a)’in hilâfeti sırasında başlatılan ve Bizans kontrolündeki bölgeleri hedef alan Şam fetihlerine iştirak etti. Kaynakların bildirdiğine göre o orduda kadı olarak görev yapmıştır. Bu şekilde İslam tarihindeki ilk (kadiaskerinin) Ebu’d-Derda (r.a) olduğu rivayet olunur. O gerek Hz. Ömer (r.a), gerekse Hz. Osman (r.a)’ın halifeliklerinde de aynı görevini devam ettirdi.

Divan sistemini kurup Müslümanlara İslam’a giriş önceliklerine göre maaş takdir eden halife Hz. Ömer (r.a). Bedir Gazvesine katılmamış olmasına rağmen, Müslümanlığa yaptığı üstün hizmeti sebebiyle olsa gerek, Ebu’d-Derda (r.a)’yı da Bedir ashabına dahil ederek maaş bağladı.

Ebu’d-Derda (r.a) Hz. Ömer (r.a)’in hilafeti döneminde Medine’de bir süre kadılık görevini ifa ettikten sonra, halifeden Suriye’ye gitmek için izin istedi. Onun talebini kabul eden Hz. Ömer (r.a.) orada kendisini valilik görevine getirmek niyetinde olduğunu açıkladı. Ancak Ebu’d-Derda (r.a.) yöneticilik yapmak yerine insanlara Allah’ın kitabını ve Hz. Peygamber (s.a.v)’in sünnetini öğretmeyi, halkı din konusunda aydınlatmayı tercih edeceğini bildirdi.

Bunun üzerine Şamlılara ilim öğretmek üzere Medine’den Suriye bölgesine gitti. Başka bir rivayette ise Hz. Ömer (r.a)’in Suriye valisi olan Yezid b. Ebû Süfyan’ın halifeden Şam’da Kur’an ve fıkıh muallimine ihtiyaç duyulduğunu bildirmesi üzerine, Hz. Ömer (r.a) Ebu’d-Derda (r.a) ile birlikte iki kişiyi bu amaçla Suriye’ye göndermiştir.

Ebu’d-Derda’nın (r.a) da aralarında bulunduğu muallim heyeti önce Humus’a gidip burada bir miktar görev yaptı. Kısa süre sonra Ebu’d-Derda (r.a), faaliyetlerini daha fazla ihtiyaç hissedilen Dımaşk’ta sürdürmeye başladı. Bu esnada Muaviye’nin Suriye valiliği sırasında Hz. Ömer (r.a)’in emriyle Dımaşk şehrinin kadılığına getirildi.

Dımaşk’ın ilk kadısı olan Ebu’d-Derda (r.a.) görevini Hz. Ömer (r.a)’in, ardından da Hz. Osman (r.a)’ın halifelikleri döneminde devam ettirdi. Bu resmi vazifesinin yanı sıra onun asıl faaliyeti Müslümanlara Kur’an-ı Kerim öğretmek oldu. Nitekim pek çok Şamlı ondan kıraat dersi aldı.

Kaynaklarda Ebu’d-Derda (r.a)’nın Hz. Osman (r.a)’ın halifeliği döneminde, Şam valisi Muaviye tarafından düzenlenen Kıbrıs’ın fetih harekatına pek çok sahabi ile birlikte katıldığı da bildirilir. Müslümanlığından sonraki hayatının önemli bir kısmını Şam’da geçiren Ebu’d-Derda (r.a) hicretin 31 veya 32. (M.651 / 652) yılında vefat etti. Burada bulunan Babüssagir Kabristanı’na defnedildi.

Ebu’d-Derda (r.a)’nın iki oğlu ile iki kızı olmuş, bunlardan Bilal, Emeviler döneminde babası gibi Dımaşk kadılığı yapmıştır.

Ebu’d-Derda’nın (r.anh) Vefatı

Ebu’d-Derda (r.a) sahabe arasında takvası ve ibadete düşkünlüğü ile meşhur olmuştur. Önceleri ticaretle uğraşırken Müslüman olduktan sonra kendini tamamen zühd ve ibadete vermiştir

Bu halini şöyle anlatır: “Peygamber Efendimiz risaletle geldikten sonra hem ticaret, hem ibadet yapmak istedim. Fakat ikisinin bir arada olamayacağını anlayınca, ticareti bırakıp ibadete yöneldim.” Halife Hz. Ömer (r.a) memurlarını teftiş amacıyla Medine’den Şam’a gittiğinde Ebu’d-Derda (r.a)’nın dünya malına karşı bigane kalmasına şahit olmuştur…

Kaynak: Doç. Dr. Adem Apak (Uludağ Univ. Haltiyat Fak.) / Diyanet Aylık Dergisi / Haziran 2009 / bkz: 60-63

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir