1-) Kendisine böyle sahte, geçmez para verilen kimse, o paraları başkasına intikal etmeyecek şekilde yok etmeli ve asla başkalarına vermemeli ve bundan şiddetli sakınmalıdır.
2-) Ticaretle meşgul olan kimse sahte parayı tanımalı ve bilmelidir. Bu hem kendisi için, hem de başkalarına sahte para vermemek için geçerlidir. Çünkü böyle bir hataya bilmeyerek düşse bile sorumluluktan kurtulamaz. Her işin kendine göre bilinmesi gereken hususi bir ilmi vardır. Her fert meşgul olduğu işin inceliklerini öğrenmesi gerekir ve bu onun üzerine vaciptir.
3-) Parayı verdiği şahıs bu paranın sahte olduğunu bile bile kabul ederse, parayı veren kimse kendini yine günahtan kurtaramaz. Çünkü bu parayı alan, onun sahte olduğunu bilmeyen birine vermek gayesiyle alır. Böyle bir gayesi olmayan birinin zaten bunu kabul etmesi düşünülemez.
Parayı alan kimse parayı almakta aldanmamıştır, çünkü sahte olduğunu biliyordur. Ancak bunun dışındaki günahlara ikisi de, alanda-veren de ortaktır
Bu gibi sahte paraları bulduğu zaman almamalıdır. Eğer bulduğu sahte parayı yok etmek gayesiyle alırsa güzel ancak başkasına vermek gayesi ile alırsa buda günahtır.
Not: Özetle diyecek olursak sana yapılmasını istemediğin şeyi sende başkasına yapma. Sen eğer sana bir sahte paranın verilerek aldatılmana razı olmuyorsan, aynı muameleyi karşı taraf için de görmelisin. Kendin için bile bunu uygun görsen başkası için uygun görmediğin için yapmamalısın
Kaynak: İmam Gazali / el-İhya / C: II / bkz: 237-238
