İnsanın dışındaki düşmanlar geçicidir; asıl tehlike insanın içindedir. Nefis, kötülüğü emreden ve şerre meyleden bir düşman olarak kulun peşini hiç bırakmaz. .
İçimizdeki En Tehlikeli Düşman: Nefis
Senin en büyük düşmanın, içinde bulunan nefsindir. Nefis, kötülüğü emredici ve şerre meyledici olarak yaratılmıştır. O, seni görünmeyen bir cepheden vurur; fark etmezsen seni ele geçirir.
Sana emredilen şudur: Nefsini temizlemen, düzeltmen, isteklerinden uzak durman ve kahır zincirleriyle onu Rabbine ibadet etmeye yöneltmen. Eğer onu ihmal edersen baş kaldırır, azgınlaşır ve kaçıp gider. Bir kez elinden kaçırırsan, onu yeniden ele geçirmen neredeyse imkânsızdır.
Nefsi sürekli kınayıp azarlarsan, mutmain hale gelmesi umulur. Sakın ona hatırlatma yapmayı bir an olsun bırakma. Çünkü unutulan nefis, azgınlaşan nefistir.
Nefse dönerek cahilliğini ve ahmaklığını hatırlat ve ona şöyle de:
Ey nefis… Ne kadar cahilsin!
Zeki ve kavrayış sahibi olduğunu iddia ediyorsun; ama insanların en akılsızı ve ahmağı sensin.
- İşin sonunda ya cennete ya da cehenneme gideceğini bilmiyor musun?
- Hangi sonuca varacağını bilmeyen bir kimse, nasıl olur da oyun ve eğlenceye dalar?
- Cennet mi, cehennem mi? Bu sorunun cevabı belirsizken gaflet nasıl bu kadar rahat olabilir?
- Her geleceğin yakın olduğunu bilmiyor musun?
Ölüm, randevu vermez; yaşa bakmaz; hazırlık sormaz. Aldığın ve verdiğin her nefeste ölümün aniden gelmesi mümkündür. Eğer ölüm gelmezse, hastalık gelir ve seni ona sürükler.
Ölüm bu kadar yakınken, neden hâlâ onun için hazırlık yapmıyorsun?
Yakın olan bir misafire hazırlıksız yakalanmak akıllılık değildir. Hele bu misafir, dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkarıyorsa…
