En’am Süresi 9. Ayet Meali: Eğer Peygamberi bir melek kılsaydık muhakkak ki, onu insan suretine sokar, onları yine düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük.
En’am Süresi 9. Ayet Tefsiri: Onlara bir melek peygamber gönderseydik, yine de bir insan suretinde gönderirdik. Zira bir insanın meleği kendi suretinde görmesi, heybeti sebebiyle mümkün değildir. Bu sebeple Cebrail, Rasulüllah (a.s.)’a Dihye-i Kelbi denilen kişinin suretinden başka bir surette gelmemiştir.
Meleklerin cinsiyetleri olmadığı için onlardan istifade de mümkün değildir. Bunun için, biz melekleri insan suretinde indirdik. Sonunda, melek indirilmesini isteyen insanlar düştükleri şüpheye yine düşerlerdi. Çünkü bir insana peygamberlik görevi verilmesini layık görmeyeceklerdi ve inanmayacaklardı.
En’am Süresi 10. Ayet Meali: Senden önceki Peygamberlerle de alay edilmiş, bu yüzden onlarla alay edenleri alay ettikleri şey kuşatıvermişti.
En’am Süresi 10. Ayet Tefsiri: Ey peygamberlerin en mükemmeli! Onların seninle alay etmelerinden dolayı üzülme, canını sıkma ve sabret. Çünkü senden önceki peygamberlerle de alay edilmiş ve onlar yalanlanmalarına ve alay edilmelerine sabır etmişlerdir. Onların alay ettikleri şey o alaycıların dört bir yanını kuşatıvermiş ve helak olup, yok olup gitmişlerdir. Onlar helak oluş hikayelerini inkar etseler de gerçek budur
En’am Süresi 11. Ayet Meali: De ki: Yeryüzünde dolaşın, sonra yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın!
En’am Süresi 11. Ayet Tefsiri: Onlara de ki: Firavunların, Kisraların, Kaysarların ve diğerlerinin memleketlerinde ibret gözüyle bakarak dolaşınız da, bakınız bakalım, büyüklük taslayarak ve inat ederek peygamberleri yalanlayanların akıbetleri nasıl olmuş? Onların ne resimleri kalmış, ne izleri kalmış, ne de gölgeleri kalmıştır. Güya onlar güç ve kuvvet sahibi idiler
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: II / bkz: 10
