En’fal Süresi 32. Ayet Meali: Hani (o kafirler) bir zaman da: Ey Allah’ım! Eğer bu Kitap senin katından gelmiş bir gerçekse üzerimize gökten taş yağdır, yahut bize elem verici bir azap getir demişlerdi.
En’fal Süresi 32. Ayet Tefsiri: Ey peygamberlerin en mükemmeli, onların iyice sapıttıkları, gaflet ve dalalette boğuldukları zamanda, Kur’an’ı yalanlamaya ve inkar etmeye ısrarla devam ederek, bu uyduruk şey gerçekten senin tarafından indirilmiş kesin bir şey ise, bizim bu yalanlamalarımız sebebiyle başımıza gökten taşlar yağdır, bizim kökümüzü kurut, ya da bize büyük ve acı bir azap ver, demişlerdi. Bu onların Kur’an’ı aşırı yalanlamalarından başka bir şey değildi.
En’fal Süresi 33. Ayet Meali: Halbuki sen içlerinde iken Allah onlara azap edecek değildi, tövbe ettikleri sürece de azap etmeyecektir
En’fal Süresi 33. Ayet Tefsiri: Onlar seni ve seninle gönderilen kitabı yalanlamaları sebebiyle en şiddetli azabı, topluca yok edilmeyi ve köklerinin kurutulmasını hak etmiş olsalar bile, sen onların memleketinde, onların içinde olduğun sürece Allah onlara azap etmiş olsa, seni onların arasından çekip almak mümkün olsa bile, ucu sana da zarar verecektir.
Onlar tövbe ettikleri sürece, Allah onlara azap etmek, soylarını kurutmak istemiyor. Yani onların sonradan gelenlerinden, daha önce helak olan ümmetlerin aksine, iman etmeleri ve tövbe etmeleri mümkün olanlar vardır
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: II / bkz: 227
