Gönül dünyamızın sultanları der ki; “Evlilik, sadece iki bedenin değil, iki ruhun ve iki geniş ailenin birleşmesidir.” Bu birleşmenin bir rahmet vesilesi olması için, seçimlerimizin hem akla hem de şer-i şerife uygun olması elzemdir.
Neden Akraba Evliliğinden Sakınmalı?
Sadi Şirazi, “Dostluk sarayını inşa etmek zordur, ancak bir öfke rüzgarı onu yerle bir etmeye yeter” der. Akraba evliliği konusunda getirilen temkinli yaklaşımın özü, var olan “Sıla-i Rahim” bağını koruma arzusudur. Akrabalar arasında yaşanabilecek olası bir geçimsizlik, sadece iki kişiyi değil, koca bir sülaleyi birbirine hasım edebilir.
Allah (cc), akrabalık bağlarının gözetilmesini emretmiştir. Bu bağın kopmaması, aradaki saygı ve sevginin zedelenmemesi için evlilik yoluyla oluşabilecek muhtemel risklerden kaçınmak, hikmetin ta kendisidir. Nitekim Hz. Ömer (ra) da soyların zayıflamaması ve yabancılaşmaması adına uzak çevrelerden evlenmeyi tavsiye ederek toplumsal sağlığa işaret etmiştir.
İslam’ın ince estetiği, iki kız kardeşin aynı nikah altında toplanmasını (Cem edilmesi) yasaklayarak, kız kardeşlik hukukunu koruma altına almıştır. Aralarındaki fıtri sevginin, “kuma” rekabetiyle zehirlenmesine izin verilmemiştir. Bu yasak, aslında kadına ve aile bağlarına verilen en zarif değerdir. Gönül ehli bu durumu şöyle açıklar: Rahmetin olduğu yerde rekabet, şefkatin olduğu yerde husumet barınamaz.
Eş Seçiminde Denge
Eş seçimi, hayatın en büyük imtihanı ve en uzun yolculuğudur. Büyüklerimiz, hayat arkadaşı seçerken sadece dış görünüşe değil, “lisan-ı hal”e bakmamızı öğütler.
- Kötü dilli ve kırıcı konuşan bir eş, hanenin huzurunu bitiren bir fırtına gibidir. Sadi Şirazi’nin dediği gibi: “Güzel yüzlü bir kadın, kötü huyluysa bir gönül tuzağıdır; fakat huyu güzelse, o canın şifasıdır.”
Evlilikte asıl mesele, birbirine sadece “eş” değil, “yoldaş” olabilmektir. Sahabe efendilerimizin evliliklerindeki o derin saygı ve fedakarlık, bugün bizler için en büyük rehberdir. Seçimlerimizi yaparken; sadece bugünü değil, nesillerimizi ve ebedi ahiretimizi düşünerek hareket etmeliyiz. Unutmayalım ki; Huzurlu bir yuva, cennet bahçelerinden bir köşedir.
