1. Anasayfa
  2. VAAZLAR

Eşyayı Hakikatiyle Görmek: Fanilik, Günah ve Tefekkür


Bazı eserlerde geçen şu dua, insanın varoluş sancısını tek cümlede özetler: Allah’ım, bize eşyayı hakikatiyle göster. Çünkü insan, çoğu zaman gördüğüne aldanır; geçici olana kalıcı bir değer yükler. Faniliğini bildiği şeyin yok oluşunu zihninde canlandıramaz. Zira göz, alıştığı manzaralarla oyalanır; kalp ise hakikati düşünmekten geri kalır.

İnsan, bir şeyin geçici olduğunu bilir, fakat onu gerçekten idrak edemez. Dil faniliği söylerken, kalp kalıcılık vehmiyle yaşar. Bu yüzden lezzetin hızla tükenip gittiğini, günahın ise geride ağır bir iz bıraktığını fark edemez. Geçici hazlar gözde büyür; sonuçları ise küçümsenir. Oysa hakikat tam tersidir.

Günahın Hakikati

Günaha şehvet penceresinden bakan kimse, onun çirkinliğini göremez. Çünkü arzu, aklın önüne geçmiştir. Oysa günah:

  • Dünyada vicdanı yaralayan bir yük,
  • Ahirette ise utanç ve pişmanlık sebebidir.

Bir hırsız, yaptığı fiilin karşılığında elinin kesileceğini tam manasıyla idrak etseydi, çaldığı mal gözünde son derece değersiz olurdu. Ceza ile fiil arasındaki bağı koparan şey, hakikati düşünmemektir.

Mal biriktirip infak etmeyen kimse, malın hakikatini kavrayamamış demektir. Çünkü mal:

  • Sahip olunmak için değil,
  • Hedefe ulaşmak için verilmiş bir vasıtadır.

Amaç haline gelen her vasıta, insanı yorar, ağırlaştırır ve kalbi bağlar. Hakikati görülemeyen mal, sahibini özgürleştirmez; aksine esir eder.

Şehvet ve Cinsellik Üzerinden Derin Bir Tefekkür

İnsandaki en güçlü meyillerden biri cinselliktir. Ancak bu meylin arkasında, çoğu zaman fark edilmeyen muazzam bir nimet zinciri vardır. Meninin oluşması bile:

  • Yiyeceklerin ekilip biçilmesine,
  • Ağaçların kesilip işlenmesine,
  • Demirin çıkarılıp şekillendirilmesine,
  • Sayısız sebep ve düzenin işlemesine bağlıdır.

Bir lokmanın insanın önüne gelmesi dahi yüzlerce aşamadan geçer. Bu zinciri görmeyen, nimetin de hakikatini göremez.

Lokma ağıza alındığında:

  • Dişler parçalar,
  • Tükürük yumuşatır,
  • Dil yönlendirir,
  • Kaslar yutmayı kolaylaştırır.

Ardından bağırsaklar besini kana çevirir, kan organlara taşınır, su mesaneye gönderilir, kan tekrar kalbe ve beyne ulaşır. İnsan bedeninde durmaksızın işleyen bu düzen, sıradan değil; hayret uyandırıcıdır. Bütün bunlar, insanın sadece yaşaması değil; tefekkür etmesi için vardır.

Hakikati Görmek Kendini Kurtarmaktır

Eşyayı hakikatiyle görmek;

  • Günahı süslü değil çirkin,
  • Dünyayı kalıcı değil geçici,
  • Nimetleri sıradan değil emanet olarak görmektir.

Hakikat görülmediğinde insan aldanır; hakikat görüldüğünde ise kalp uyanır. Gerçek bilinç, bakmakta değil; ibretle bakabilmektedir.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir