1. Anasayfa
  2. AİLE VE EVLİLİK

Evlilik Öncesi Görüşme-Kalplerin Isınması


Evlenmeden Önce Bakma (görüşme) Ruhsatı ve Hikmeti

Evlilik, sadece iki bedenin değil, iki ruhun bir ömür sürecek kutlu yolculuğuna niyet etmesidir. İmam Gazali hazretlerinin İhya’da vurguladığı üzere, “Göz kalbin aynasıdır; dışarıda görülen her şey kalbe bir yol açar.” Bu kutlu yolculuğun başında, adayların birbirlerini helal dairesinde, yalnız kalmadan görmeleri; kalplerin birbirine ısınması için İslam’ın sunduğu zarif bir ruhsattır. Bu bakış, sadece fiziksel bir gözlem değil, ömür boyu sürecek bir muhabbetin ilk tohumunun toprağa düşmesidir.

Mevlana Celaleddin Rumi, “Gözün gördüğünü gönül sevmezse, o sevgi kalıcı olmaz,” buyurur. Nikah akdi gerçekleşmeden önce adayların birbirinin yüzüne ve ellerine bakması, aslında ileride yaşanabilecek muhtemel bir soğukluğun önünü almak içindir. Zira nikah sonrası oluşabilecek bir hoşnutsuzluk, ne yazık ki aileyi sarsan ve Allah katında helal olmasına rağmen en sevilmeyen iş olan boşanmaya kadar götürebilir

Sadi Şirazi’nin dediği gibi; “Dostun yüzünü görmemek, ruhun karanlıkta kalması gibidir.” Bu karanlığa düşmemek için evlilik öncesi şeffaflık ve samimiyet esastır.

İnsan ruhunun derinliklerine vakıf olan Efendimiz (s.a.v), ümmetine bu konuda eşsiz bir rehberlik sunmuştur. Bir hadis-i şerifinde: “Allah birinizin kalbine bir kadınla evlenme isteği bıraktığı zaman, onun eline ve yüzüne bakmasında bir sakınca yoktur,” buyurarak, bu eylemin kalpler arasındaki muhabbetin sürekliliği için ne kadar yerinde bir davranış olduğunu vurgulamıştır.

İbn Kayyum el-Cevziyye’ye göre, “Görüntü, ruhun meylini başlatan ilk kıvılcımdır.” Bu kıvılcımın doğru bir niyetle başlatılması, yuvanın huzur direklerini sağlamlaştırır.

Ashab-ı Kiram’dan Cabir bin Abdullah’ın (r.a) naklettiği yaşantı, bu ruhsatın pratikteki önemini bizlere gösterir. O, evlenmek istediği kişiyi gizlice gözlemleyerek, kendisini o izdivaca teşvik edecek özellikleri bizzat görmeyi tercih etmiştir. Bu durum, sadece şekli bir bakış değil, bir ömür beraber yaşanacak insanın enerjisine ve duruşuna dair bir fikir edinme çabasıdır. İbn Cevzi, insanın fıtrat gereği güzele ve uyuma meyilli olduğunu belirtir; bu meylin nikah öncesi doğru bir zeminde tatmin edilmesi, sonradan gelecek hayal kırıklıklarını önleyen bir kalkandır.

Sağlıklı bir aile yapısı bilinçli adımlarla kurulur. “Bakma ruhsatı”, bir nesneye bakmak değil, bir emanete talip olmanın ciddiyetini kavramaktır. Okuyucu olarak durup düşünmeliyiz: Bir ömür boyu “göz aydınlığım” diyeceğimiz eşimize, sünnetin öngördüğü bu ruhsatla yaklaşmak; hem kalbimizi hem de gelecekteki yuvamızı koruma altına almaktır.

Unutulmamalıdır ki; doğru bir başlangıç, huzurlu bir sonun yarısıdır.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir