1. Anasayfa
  2. AİLE VE EVLİLİK

Evlilikte İyi Geçinmek İçin Emanet Bilinci


Evlilik, sadece hukuki bir akit değil, iki ruhun birbirine “iyi davranma” sözü verdiği manevi bir sözleşmedir. Bir mümin, hayat arkadaşına karşı sertlikten ve kabalıktan kaçınmalıdır. İmam Gazali’ye göre, “Güzel ahlak, sadece başkasına eziyet etmemek değil, ondan gelen eziyetlere de tahammül göstermektir.

Eşine kötü davranan, onun onurunu zedeleyen bir kimse, aslında kendi ruhunun aynasını kirletmektedir. Sadi Şirazi’nin dediği gibi; “Gönül yıkmak, Kabe yıkmaktan daha büyük bir vebaldir.” Bu yüzden aile içindeki her kelam, yıkmak için değil, imar etmek için sarf edilmelidir.

Eşinin hakkı olan mihri gasp etmek veya onu bu haktan vazgeçmesi için baskı altına almak, sadece bir hukuk ihlali değil, bir karakter aşınmasıdır. Boşanma tehdidiyle bir kadının iradesini kırmak veya ailesine dil uzatmak, İslam’ın “mürüvvet” anlayışıyla asla bağdaşmaz.

İbn Kayyum, adaletin Allah’ın yeryüzündeki terazisi olduğunu vurgular. Bu teraziyi aile içinde bozanlar, Allah ve Resulü’nün muhabbetinden mahrum kalma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Zira Efendimiz (sav), “En hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır” buyurarak, gerçek dindarlığın ölçüsünü ev içindeki davranışlara bağlamıştır.

Resulullah Efendimiz’in (sav) Veda Hutbesi’nde yankılanan “Kadınlar size Allah’ın bir emanetidir” sözü, evliliğin temel yasasıdır.

Ebu Talib el-Mekki, emanete riayet etmenin kalbin nurunu artıracağını söyler. Kadınlar birer “yardımcı” (avan) olmanın ötesinde, erkeğin ahiret yolculuğundaki en yakın sırdaşıdır. Emanete hıyanet etmek, sadece kul hakkı değil, emanetin asıl sahibine karşı da bir hürmetsizliktir.

Bir kadını evlilik vaadi ve mihr sözüyle nikahlayıp, sonra bu sözünde durmayan kişinin “zinakar” olarak haşredilecek olması, İslam’ın kul hakkına verdiği önemin sarsıcı bir ifadesidir. İbnü’l-Cevzi, Telbis-i İblis eserinde nefsin insanı nasıl kandırdığını anlatırken; insanın dünyadaki küçük hesaplarının ahirette büyük hüsranlara dönüşebileceği uyarısını yapar. Bugün “küçük” görülen bir hak gaspı, kıyamet terazisinde ağır bir bedele dönüşebilir.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir