1. Anasayfa
  2. VAAZLAR

Ey Müslüman Kadınlar ve Genç Kızlar


Gönüllerdeki iman sevgisi; sadece bir iddiadan ibaret değil, Allah’ın yüce düsturlarına, o eşsiz ahlak ve faziletlere sımsıkı sarılmakla hayat bulur. Rabbimiz, Nisa Suresi’nde kurtuluşun anahtarını bizlere ne güzel müjdeler: “Mümin olarak, erkek veya kadın, kim salih ameller işlerse işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar. İyilik yaparak kendini Allah’a teslim eden ve hanif olan İbrahim’in dinine tabi olandan daha güzel kim olabilir? Allah, İbrahim’i dost edinmiştir.” (Nisa, 124-125)

Size en samimi tavsiyem; takvayı kendinize azık edinmenizdir. Gerçek kemal ve estetik, her mevsim değişen, insanı adeta bir “tüketim nesnesi” haline getiren modanın esiri olmakta değildir. Asıl güzellik; temiz annelerimizin mirası olan o vakur duruşu, haya perdesiyle taçlandırmaktır.

Rabbimiz insanı ahsen-i takvim üzere, yani en güzel surette yaratmıştır. O’nun vurduğu boyadan, O’nun verdiği fıtri güzellikten daha üstün bir süs olabilir mi? Bir şairin dediği gibi: Sanatkarlar bir gül yapar elbet, lakin; Yarışamaz asla ilahi kudretle şeklen. Gözleri kamaştıran O’nun boyasıdır, Yücedir, azizdir Allah-u Teala her işiyle.

Müslüman bir genç kız; yürüyüşünde kibirden, tavırlarında gösterişten uzak durandır. Caddeleri birer podyum, sokakları birer sergi alanı gibi görmek, kutsal bir emanet olan bedeni ve ruhu yorar. Gerçek özgürlük, bakışların hapsinden kurtulup sadece Yaradan’ın rızasına odaklanmaktır.

Unutmayınız ki; bir milletin geleceği, o milletin hanımlarının ahlakıyla doğru orantılıdır. Ahlak bir kale gibidir; o kale düştüğünde cemiyet de düşer. Sizler, modern çağın üzerimize bir sel gibi gelen manevi kirliliğine karşı duran, berrak nehirler olmalısınız.

Nur Suresi’nde bizlere çizilen o eşsiz edep dairesi, aslında kadını koruyan bir kalkandır. Ziynetlerin kimlere gösterilebileceği, iffetin nasıl muhafaza edileceği ayetlerle sabitlenmiş bir rahmet rehberidir.

Sizlere düşen; sadece bilgiyi değil, faydalı ilmi kuşanmaktır. Çünkü ilim iki ucu keskin bir kılıç gibidir. Yanlış kullanılırsa ruhu yaralar; doğru kullanılırsa toplumu ihya eder. Kızlarımızı, dış dünyanın yapay garipliklerine özenecek şekilde değil, İslam’ın muhkem terbiyesiyle yetiştirmeliyiz.

Bu asil mücadeleyi omuzlarınıza alın. Yaşayışınızla, nezaketinizle ve sarsılmaz duruşunuzla çevrenize ışık olun. İslami gelenekleri sadece yaşamakla kalmayın, onları zarafetle temsil edin. Şüphesiz ki en güzel örnek, özü ve sözü bir olan, Rabbine layık bir kul olmaya çalışan kadındır.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir