Nefsin Şaşırtıcı Azgınlığı ve Makam Sarhoşluğu
Ey nefis! Senin hâlin gerçekten hayrete şayandır.
- Açık bir azgınlık içinde olduğunu görmüyor musun?
- Yoksa makam sevgisi seni öylesine mest etti ki, artık hakikati idrak edemez hale mi geldin?
Bilmiyor musun ki makam; bazı insanların kalplerini kendine bağlamak, geçici bir hayranlık ve yapay bir bağlılık oluşturmaktan ibarettir? O kalpler, menfaat bittiğinde senden ilk kopacak olanlardır.
Varsayalım ki;
- Bugün dünya ehlinin tamamı senin önünde eğiliyor. Peki sonra ne olacak?
- Elli yıl sonra onlardan bir eser kalacak mı?
- Geçmişin sultanları gibi, gelecekte de senin adın unutulup gitmeyecek mi
- Şanın, şöhretin ve itibarın bir rüzgar gibi dağılıp yok olmayacak mı?
Yüce Allah şöyle buyurur: Şimdi onlardan birini hissedip görüyor veya gizli bir seslerini bile duyabiliyor musun (Meryem Suresi 98)
Sonu olmayan ebedî bir hayatı, çok yakın bir zamanda yok olup gidecek olan dünya ile nasıl değiştirirsin?
Eğer basiretinin körlüğü sebebiyle dünyayı tamamen terk edemiyorsan, hiç olmazsa dünyayı terk edenlere bak da ibret al.
Dünya menfaatleri için; Gece gündüz çalışanların:
- bitmeyen yorgunluklarını,
- ömür tüketen koşuşturmalarını,
- kazanılan şeylerin nasıl hızla yok olup gittiğini
düşün. İnsan, bu manzaraya bakarak bile dünyadan nefret etmeli, ona gönül bağlamaktan utanmalıdır.
Ne kadar da bilgisiz ve ne kadar da değersiz bir bakış açısıdır ki; Allah’ın katında sonsuzca kalacak olan mukarrebler, sıddıklar ve peygamberlerle birlikte olmayı terk ediyorsun da, kısa bir zaman için bile olsa sefih, adi ve ayak takımından kimselerin peşinde sürüklenmeyi kabul ediyorsun. Dünyada ve ahirette uğrayacağın o büyük pişmanlığı bir bilebilseydin, bu tercihi asla yapmazdın.
