Ey insanlar! Ey Allah’a verdiği sözlerini ve ahitlerini, onun nimetlerini unutan, onun ihsanının karşılığını ihmal edenler! Sizler Allah’a muhtaç fakirlersiniz. Hiçbir şey değilken, sizleri adem / yokluk kilerinden ızhar edip çıkararak, türlü türlü nimetleriyle, özellikle de geldiğiniz ve aslen mensup olduğunuz yeri (mebde ve menşe) hatırlatıcı olan akıl nimetiyle sizleri besleyip büyütüp terbiye eden Allah’a muhtaçsınız.
Halbuki, ey muhtaç olmasının yanında gafil ve cahil de olan kimseler!
Kendinizi yaratan ve besleyip büyüten için, verdiği nimetler mukabilinde asla şükretmiyorsunuz. Oysa, şükredenlerin şükründen de, küfredenlerin küfründen de münezzeh olan Allah, Gani’dir. Zenginlik bizzat ona hastır. Diğer taraftan, onun zenginliğe ve kemale de ihtiyacı yoktur. Onun kemalini onun fiillerinde bizzat görebilirsin. Ve o, aynı zamanda da Hamid’dir (Fatır Süresi 15. ayet)
Kendi şanına yakışır şekilde övülmeye değerdir, övgüye müstehaktır. Yarattıklarından hiçbiri onun hakikatine uygun bir şekilde övülmeye muktedir değildir.
Ey onun cemal ve lütfu gereğince birer fani gölgeden ibaret olanlar!
Ona kulluk etmeyi ve onu tanımayı hiçbir zaman terk etmeyin ki, onun tevhidine ulaşabilesiniz, bu maddiyat çukurundan kurtularak ayne’l-yakin, ilme!l-yakin ve hakka’l-yakin mertebelerinde zati varlığın zirvesine ulaşabilesiniz. Oysa sizler tembellik ediyor ve hep heva-yı nefsaninize, beşeri güçlerinize, onların hazlarını yerine getirmeye meylediyorsunuz
Ey aldanmışlar! Hiç düşünmüyor ve hiç korkmuyor musunuz? Eğer o isterse, sizleri giderir. Sizi, bu bariz olma, meydanda olma durumunuzdan bir anda silerek yokluk dehlizlerine, yokluk alemine gönderir de, Yeni bir halk getiriverir (Fatır Süresi 16. ayet). Kulluk ve marifet hikmetini tamamlamak için yeni kimseler yaratır.
Ve ey gaflet çöllerinde helak olup gidenler! İyi bilin ki Bu, Allah için hiç de güç değildir (Fatır Süresi 17. ayet) Yeni bir halk getirme ve değiştirme işi, Kadir ve üzerine ilim ve iradesinin parıltısının düştüğü her şeyi ızhar etmekte muktedir olan Allah Teala için zor değildir. Bilakis, onun takdir ettiği şeylerin bir an önce gerçekleşmesi elbette kolaydır.
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C:IV / bkz: 468-469
