1. Anasayfa
  2. KUR'AN-I KERİM TEFSİRİ

Fatır Suresi Konusu ve Muhtevası


Fatır Suresi Hakkında Temel Bilgiler

Kuran’a göre 35. sırada yer alan ve Mekki bir sure olan Fatır Suresi toplam 45 ayettir. Adını yaratıcı anlamına gelen Fatır kelimesinden almıştır.

Ne yazık ki, insanlar çoğu zaman, şeytanların cilalı, yaldızlı fısıltılarına kapılarak asıl rehberleri olan peygamberlere sırt çevirdi ve Allah’ın kesin olan vaatlerini yalanladı. Aldatıldığının farkında olmayan kişi, karanlık eylemlerini parlak görür ve sapkınlık bataklığında kaybolur gider.

  • Gece ile gündüzün,
  • Kör ile görenin,
  • Ölü ile dirinin birbirinden ayrılması kadar keskin ve nettir.

Gökyüzünden hayat veren suyu indirip, çorak toprağı yeşerten O’dur. İnsanı önce toprağın esansından, sonra ise basit bir damla (sperm ve ovum) ile yaratan da O’dur. Suları tatlı ve tuzlu olarak ayıran, Güneş’i, Ay’ı ve o muazzam burçları hizmetimize sunup gece ile gündüzü peş peşe getiren yine O’dur. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilen Allah, ölümden sonra bizi yeniden diriltmeye de Elbette Kadir’dir. Tüm İzzet ve Güç yalnızca O’nunla kaimdir.

İnsanların O’nu bırakıp taptığı, yardım ve şefaat beklediği o putlar, o yaratılmışlar neyi var etmiştir ki?

İnanmayı reddedeni zorlamak mümkün olmadığı gibi, onların tercihlerine aşırı üzülmek de gerekmez. Zira herkes O’na muhtaçtır; O ise, hiçbir şeye muhtaç değildir. Ahiretteki pişmanlık feryatları, “Keşke dünyaya dönsem de salih amel işlesem” talepleri, o anda kimseye fayda sağlamayacaktır.

Rengarenk bitkilerde, çeşitli meyvelerde, hayvanlarda, insanlarda ve hatta dağların katmanlarında O’nun kudretinin ayrı ayrı izleri vardır. Bu delillere bakıp da kalbi hakikat karşısında dirilmeyecek kadar katılaşmış ruhları uyandırmak, yine yalnızca Allah’a mahsus bir iştir.

  • Rahman’a saygı duyanlar.
  • Kur’an-ı Kerim’i okuyarak yolunu bulanlar.
  • Peygamberin izini sürenler.
  • Namazı dosdoğru ikame edenler.
  • Allah’ın lütfettiklerinden gizli ve açıkça infak edenler.
  • Onlar, umdukları o ebedi kazanca nail olacaklardır.

Ahirette kimse, kimsenin yükünü veya vebalini taşımaz. Şirkten ve kötülüklerden arınan kişi, yalnızca kendisi için arınmış ve nefsini yüceltmiş olur.

Allah’ın Kitabı’na en son varis olan müminler dahi, kendi içlerinde derecelere ayrılır: nefsine zulmedenler (zalimler), orta yolu takip edenler ve Allah’ın izniyle hayırda önde gidenler.

Kafirler ise yakıcı ateşin içindedir; ne ölebilir ne de yaşayabilirler, can havliyle feryat edip dururlar. Orada onlara acıyarak bakılmaz.

Oysa bir zamanlar “Keşke bize de bir elçi gönderilseydi” diye hayıflananlar, elçi gelince ondan kaçtılar. Düşüncesizlik edip Allah’ın hilmine (mühlet vermesine) güvenmesinler. O, sorgulamayı ve cezayı belli bir güne ertelemiştir. İnkar ve isyanda direten, hevasına tapanlar, yaşam muhasebelerini yeniden yapmak zorundadırlar.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir