1. Anasayfa
  2. BİLGİBANK

Gaflet ve Felaket Anında ki Çaresizlik


Peygamberlerin uyarılarını dikkate almayan; ve görmezden gelen bu inkarcı ve gafil kimseler, ancak felaket anı geldiğinde (ister dünyevi bir musibet, isterse ebedi bir azabın başlangıcı olsun) tüm gurur ve kibirleri anında yok olur ve o panik içinde içgüdüsel olarak sığınacak bir yer, güvenli bir köşe veya yardımcı olacak bir makam arayışına girer. Çığlık çığlığa feryat eder.

Fakat tüm arayışları boşa çıkar. Ne dünyevi güç, ne servet, ne de bir dost, o mutlak felaketten onları kurtaracak bir sığınak veya makam sunabilir. Çünkü mutlak güç karşısında, insana ait tüm koruma mekanizmaları çöker.

Bu durumun en derin ironisi ve manevi gerçeği şudur: Allah’tan kaçarken bile, yine O’ndan başka bir sığınak bir yer mevcut değildir

İnsan, bir ömür boyu Yaratıcısının emirlerinden, sorumluluklarından ve çağrısından kaçmak için çabalar. Ancak musibet anında, fıtratı onu çaresizce bir güce sığınmaya iter. O anda fark eder ki, kaçmaya çalıştığı Tek Kaynak, aynı zamanda sığınılacak Tek Adrestir.

Bu durum, insana şu dersi verir:

  • Gerçek sığınak, felaket anında feryat etmek değil, uyarılar varken teslim olmakta ve O’nun rızasına uygun bir hayat sürmektedir.
  • O’nun gücünün, O’nun hükümranlığının ulaşamayacağı bir alan, makam veya köşe yoktur.

Şimdi düşünün: Hayatınızın rahat anlarında arkanızı döndüğünüz O güce, en zor anınızda nasıl sığınacaksınız?

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir