1. Anasayfa
  2. İSLAM İLMİHALİ

Ğamus Yemin Nedir? Bilerek Yalan Yere Yemin Etmenin Dindeki Hükmü


Yemin, İslam’da sözü güçlendiren meşru bir akit olmakla birlikte, yalanla birleştiğinde ağır bir vebale dönüşür. Ğamus yemin, kişinin bilerek ve isteyerek yalan söylediğini bile bile Allah adına yemin etmesi anlamına gelir. Kur’an ve sünnette büyük günahlar arasında sayılan bu yemin türü, kul hakkı ve ilahi hudutlar açısından son derece ciddi sonuçlar doğurur.

Ğamus Yemin Nedir?

Ğamus yemin; geçmişte olmuş veya hâlihazırda gerçekleşmiş bir olay hakkında, kasten yalan söyleyerek yapılan yemindir. Kişinin yaptığı bir fiil için “yapmadım”, yapmadığı bir fiil için ise “yaptım” diye yemin etmesi bu kapsamdadır. Aynı şekilde, bir borcu olduğunu bildiği hâlde “vallahi borcum yoktur” demesi ya da başkasının hakkını inkâr ederek yemin etmesi de ğamus yemindir.

Bu yemin türü, geleceğe yönelik bir söz değil; bilinen bir gerçeğin inkârı üzerine kuruludur. Bu yönüyle diğer yeminlerden ayrılır.

İslam âlimleri, ğamus yemini meşru bir yemin olarak kabul etmezler. Çünkü yemin, doğruyu teyit etmek için yapılan meşru bir akittir. Ğamus yemin ise bilerek yalan üzerine kurulduğu için baştan itibaren haramdır. Ona “yemin” denmesi, sadece şekil olarak yemin lafzını taşımasındandır. Hakikatte bu, Allah’a karşı cüretkârlık içeren büyük bir günahtır.

“Ğamus” İsminin Anlamı

Bu yemin türüne “ğamus” denilmesinin sebebi, sahibini günaha batırması ve cehennem azabına sürüklemesidir. İslam âlimleri, bu ismin “daldırmak” anlamına geldiğini belirtmişlerdir. Çünkü bu yeminle hem kul hakkı gasbedilir hem de Allah’ın adı yalanla istismar edilir.

Ğamus Yemin ve Kefaret Meselesi

Ğamus yeminde kefaret yoktur. Bunun sebebi, bu fiilin meşru bir yemin sayılmamasıdır. Kur’an-ı Kerim’de, Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini dünya menfaati karşılığında bozanların ahirette nasiplerinin olmadığı bildirilmiş, kefaretten söz edilmemiştir. Bu da meselenin ağırlığını açıkça ortaya koymaktadır.

Resûlullah (s.a.v), ğamus yemini büyük günahlar arasında saymıştır. Allah’a ortak koşmak, ana-babaya isyan etmek, haksız yere cana kıymak gibi ağır suçlarla birlikte zikredilmesi, bu yeminin ne kadar tehlikeli olduğunu göstermektedir. İmam Gazali ve İbn Kayyım gibi âlimler, ğamus yeminin kalbi karartan ve ibadetlerin bereketini yok eden bir günah olduğunu ifade etmişlerdir.

Ğamus Yeminde Tevbe Nasıl Olur?

Ğamus yeminden kurtuluşun tek yolu samimi tevbedir. Bu tevbe;

  • Yapılan günaha içten pişmanlık duymayı,
  • Bu fiili tamamen terk etmeyi,
  • Bir daha yapmamaya kesin karar vermeyi,
  • Eğer kul hakkı söz konusuysa, gasp edilen hakları sahibine iade etmeyi
    içerir.

Kul hakkı ödenmeden yapılan tevbe eksik kalır. Bu sebeple ğamus yemin, sadece Allah ile kul arasında değil; çoğu zaman insanlar arası bir hesaplaşmayı da gerektirir.

Bir kimsenin, “Eğer bunu yaptıysam Yahudi olayım” veya “Hristiyan olayım” gibi ifadeler kullanması da bu kapsamda değerlendirilmiştir. Eğer kişi bunun yemin olduğunu biliyorsa ve yalan üzere söylüyorsa, bu ğamus yemindir ve kefaret gerekmez. Yalan çıktığında kefaret ödemesi gerektiği kanaatindeydiyse ise ikisinde de kefaret öder. Çünkü yemini bozmaya yeltendiğine göre küfre razı olmuş demektir. Buna göre o Yahudilerin, Hristiyanların, Mecusilerin, kafirlerin… dini üzeredir.

Ğamus yemin, sadece bir söz hatası değil; iman, ahlak ve kul hakkını aynı anda yaralayan ağır bir günahtır. İslam, insanın dilini doğrulukla terbiye etmesini ister. Çünkü bir anlık menfaat için söylenen yalan bir yemin, kişiyi hem dünyada hem ahirette telafisi zor bir sorumlulukla karşı karşıya bırakır. Kurtuluş ise samimi tevbe, helalleşme ve doğruluğu hayat düsturu hâline getirmekten geçer.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir