1. Anasayfa
  2. VAAZLAR

Geçmişin Muhasebesini Yapmak


Kişinin hakikate uyanması ve tövbe kapısından girmesi, sadece dille söylenen bir söz değil; hayatın her zerresini kapsayan bir “iç denetim” sürecidir. Sorumluluk bilincine (buluğ çağına) erdiğimiz o ilk günden, tövbeye sığındığımız bu ana kadar geçen her saniye, titiz bir teftiş gerektirir.

Gerçek bir dönüş, kişinin nefsini en ince ayrıntısına kadar hesaba çekmesiyle mümkündür.

  • Hataya düşülen ilk günden bugüne dek ne biriktirdik?
  • Kazancımıza karışan her türlü haram ve şüpheli işten, malımızı arındırmalıyız. Helal olmayan bir lokmanın üzerine inşa edilen bir tövbe, temeli çürük bir bina gibidir.
  • Defterimizdeki borçları silmenin tek yolu, hak sahiplerini bulup haklarını iade etmektir.

Ölüm Gelmeden Önceki Son Çıkış Kendini Muhasebe

Nefsi hesaba çekmek için mahşer meydanını beklemek, en büyük aldanıştır. Akıllı kişi, ölüm meleği kapısını çalmadan önce kendi iç mahkemesini kuran kişidir.

Çünkü ölüm geldiğinde;

  • Elinizdeki malı temizleme şansınız olmayacak.
  • Kırdığınız kalpleri onarma imkanınız kalmayacak.
  • Hakkını yediğiniz kimseden helallik alma vakti çoktan geçmiş olacak.

Unutmayın: Kendi kendinizi hesaba çekmeniz, o büyük hesap gününde yükünüzü hafifletmenin tek yoludur.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir