Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen yahut diliyle “inandım” dediği hâlde aklıyla ahireti imkânsız gören kimselerin bir gün ağızlarından dökülecek söz aynıdır:
- “Ah, keşke!”
Fakat bu “keşke”, geri dönüşü olmayan bir pişmanlığın ifadesidir. Çünkü artık imtihan bitmiş, perde kapanmış, hakikat bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır.
Oysa insan, kendisine verilen ömür boyunca düşünmekle yükümlüdür.
- Kendi yaratılışına baksa; bir nutfeden başlayıp aşama aşama var edilen bedenini tefekkür etse…
- Tarih boyunca gelip geçmiş nice kavimlerin yükselişini ve çöküşünü ibret gözüyle okusa…
- Kazılardan çıkan kalıntıları, yıkılmış şehirleri, susturulmuş medeniyetleri sadece “tarih” değil uyarı olarak değerlendirse…
Bütün bunlar, ona akıbetini düşünmesi için yetmez miydi?
Eğer insan düşünmeyecekse, ibret almayacaksa, hakikati aramayacaksa;
- Bu ömür niçin verildi?
- Bu akıl niçin bahşedildi?
- Bu kadar delil niçin serildi?
Kur’an’ın diliyle ifade edecek olursak: Onlar görmek istemediler, işitmek istemediler, anlamaya niyet etmediler.
Buna rağmen Rahman ve Rahim olan Allah, elçisini sürekli teselli etti: “Onlar için üzülme! Senin görevin sadece apaçık tebliğdir.”
Ama Resûlullah (s.a.v), kalbi merhametle dolu bir peygamberdi. İnsanların kendi elleriyle felakete yürümelerine kayıtsız kalamadı. İnkâr edenlere, gerçeğe sırt çevirenlere, bile bile kendini ateşe atanlara üzülmekten kendini alamadı.
İşte bu, peygamber ahlakıdır:
- İnsan istemese bile, onun kurtuluşunu istemek…
- Hakikati reddetse bile, onun için hüzünlenmek…
Fakat unutulmamalıdır ki;
Tebliğ yapılır, delil sunulur, uyarı verilir. Bundan sonrası insanın tercihidir. Ve her tercih, kendi sonucunu doğurur.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
“Keşke” pişmanlığı neden fayda vermez?
- Çünkü o söz, imtihan bittikten sonra söylenir. Artık tercih zamanı değil, hesap zamanıdır.
Tarihî kalıntılar ve eski kavimler neden Kur’an’da anlatılır?
- Geçmişi öğretmek için değil, geleceği kurtarmak için ibret olsun diye anlatılır.
Allah neden inkâr edenlere rağmen peygamber göndermiştir?
- Çünkü Allah adildir; kimse “bana uyarı gelmedi” diyemesin diye.
İnsan inanmak istemezse zorlanır mı?
- Hayır. Hidayet zorla olmaz. Delil sunulur, yol gösterilir; tercih insana bırakılır.
