Dili gıybetten korumanın çaresi: Kişinin, gıybet ettiği zaman Allah’ın yasakladığı bir şeyi işlediği için Allah’ın gazabına maruz kalacağını bilmesidir. Bil ki, bütün kötü huylar ilim ve amel karışımı bir macunla tedavi edilirler.
Öz olarak, dili gıybetten korumanın çaresi: Kişinin, gıybet ettiği zaman Allah’ın yasakladığı bir şeyi işlediği için Allah’ın gazabına maruz kalacağını bilmesidir. Kul, gıybet hakkında söylenen haberlere inandığı takdirde, korkacağı için dilini gıybetle salıvermez. Yine, kişinin kendini kontrol etmesi, nefsinde bir kusur bulursa nefsinin ayıbını gidermeye uğraşması,
Allah Resulünün;; Nefsi kusuru, kendisini insanların kusurlarıyla uğraşmaktan alıkoyan kimseye müjdeler olsun sözünü hatırlaması da faydalı olur. İnsan nefsinde kusur bulduğu takdirde kendisini bırakıp başkalarını yermekle uğraşmaktan utanması gerekir.
Bilakis, başkalarının o ayıp ve kusurdan kurtulmaktaki acziyetlerinin kendi acziyeti gibi olduğunu düşünmesi icab eder. Bu ayıp, kişinin ihtiyarına, iradesine bağlı bir ayıp ise böyledir. Eğer yaratılışla ilgili bir kusur ise, onu bu kusurundan ötürü yermek yaratanı yermektir. Öyle ya, sanatı beğenmemek sanatkarını beğenmemektir.
Kul nefsinde bir ayıp bulamazsa Allah’a şükretsin ve nefsini ayıpların en büyüğüyle kirletmesin. Zira insanlara kusur bulmak, ölü etini yemek, ayıpların en büyüklerindendir. Bilakis insaflı davransa kendisinin her ayıptan beri olduğunu zannetmesinin, nefsini tanıyamamasından ileri geldiğini bilir. Böyle bir zan günahların en irilerindendir.
Başkasının kendisini gıybet etmesinden nasıl elem duyuyorsa, kendisinin de başkasının aleyhinde konuşmasından, gıybetini yaptığı o kişinin elem duyacağını, canının sıkılacağını bilmesi de kişiye fayda verir.
Kendisinin aleyhinde konuşulmasına razı olmadığına göre, nefsine reva görmediğini başkalarına da reva görmemesi gerekir. Uzun sözün kısası: İmanı kuvvetli olanın dili gıybetten uzak kalır.
Kaynak: İmam-ı Gazali / İmam-ı Gazali’den Müminlere Vaazlar / bkz: 426
