1. Anasayfa
  2. BİLGİBANK

Günahlar Akıl Üzerindeki Olumsuz Etkileri


Günahların Kalbi Karartması ve Aklın Nurunu Söndürmesi

İnsan, Allah tarafından bahşedilmiş en yüce nimetlerden biri olan akıl ile diğer varlıklardan ayrılır. Akıl, hayat yolculuğumuzda doğruyu yanlıştan ayırt etmemizi sağlayan bir ışıktır, bir nurdur. Ancak bu manevi ışık, nefsani arzuların ve işlenen günahların gölgesi altında kaldığında, yavaş yavaş gücünü kaybeder ve sonuçta bireyin idrak yeteneği zedelenir.

Günahlar, sadece bireyin manevi defterine yazılmış hatalar değildir; aynı zamanda kişinin akıl sağlığını ve muhakeme yeteneğini doğrudan etkileyen zehirlerdir.

Akıl, tıpkı parlak bir lamba gibi, çevresini aydınlatır. Günahlar ise bu lambanın üzerine örtülen kalın bir örtü gibidir. Günah tekrarlandıkça, örtü kalınlaşır ve aklın nuru mutlak surette söner. Nuru sönen akıl ise sağlıklı kararlar alamayan, hakikati görmekte zorlanan, güçsüz ve noksan bir hale gelir.

İslam’ın ilk dönemlerindeki alimler (Selef), bu durumu çarpıcı bir şekilde ifade etmişlerdir: Allah’a isyan etmiş hiçbir kimse yoktur ki, en sonunda aklı yitip gitmiş olmasın

Bu ifade, günah ile akıl arasındaki ilişkinin ne denli kritik olduğunu vurgular. Zira eğer o kişinin aklı gerçekten yerinde olsaydı, onu işlediği büyük hatadan alıkoyması gerekirdi.

Günah işleyen bir insanın aklı nasıl zayıflar?

  • O, her an Yüce Yaratıcının (Rab Teala’nın) elinin altında, O’nun yenilmez gücünün ve gözetiminin altında bulunduğunu, her halinden haberdar olunduğunu unutur.
  • Yaşadığı yeryüzünün, gökyüzünün ve yürüdüğü döşeğin dahi Allah tarafından kendisine sunulduğu gerçeğini küçümser.
  • Her hareketinin, her sözünün ve her düşüncesinin Melekler tarafından izlendiğini ve kaydedildiğini idrak edemez.
  • İçindeki ve dışındaki tüm uyarıları görmezden gelir:
  • Kutsal kitabın getirdiği yasakları.
  • Kalbin derinliklerinden gelen imanın nehyedici sesini.
  • Her an kapıda bekleyen ölüm gerçeğini
  • Ahiretteki ağır cezanın korkutucu tablosunu.

Akıl nuru sönmüş bir kişi, işlediği anlık günah ve şehvet sebebiyle elden kaçırdığı dünya ve ahiret hayırlarının büyüklüğünü takdir edemez. O anlık elde ettiği sevinç veya lezzet, aslında kaybettiği manevi hazzın, huzurun ve kalıcı mutluluğun yanında devede kulak kalmaktadır.

Sağlıklı bir akıl, bu büyük kayıp ve küçük kazanç arasındaki dengesizliği anında fark eder. Ancak günahla kararmış bir akıl, bütün bu değerli gerçekleri küçümseyip hafife alır.

Günahların aklı ifsad etme tehlikesi, bize sürekli bir özdenetim ve tövbe çağrısıdır. Aklın nurunu korumak, sadece günahlardan kaçınmakla değil, aynı zamanda sürekli olarak ilim, zikir (Allah’ı anma) ve tefekkür ile beslemekle mümkündür..

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir