Gusül, bedenin bütünsel temizliği olduğu gibi, aynı zamanda ruhun da arınma niyetidir. Abdestin adabıyla birçok benzerlik taşısa da, mahremiyetin ön planda olduğu bu ibadet anı, kendine has incelikler barındırır. Bu incelikler, kulun Yaratıcı’sına olan saygısını ve nefsine olan hürmetini gösterir.
▬ Gusül esnasında, mahrem yerlerimizin açık olma ihtimali bulunduğundan, kıbleye dönmek uygun görülmemiştir. Eğer kişi, kendisini bir örtü (peştamal, havlu) ile kapatarak veya kapalı bir alanda guslediyorsa, o zaman kıbleye dönmekte bir sakınca yoktur. Bu, Allah’ın evine (Kâbe’ye) karşı duyulan derin saygının bir göstergesidir.
▬ Gusül esnasında, mahrem yerler açıkken konuşmamak esas edeptendir. Hatta dua dahi okumaktan kaçınılmalıdır. Mahrem yerler açıkken dua okumak, dinen uygun görülmeyen (mekruh) bir davranıştır. Bu an, bedenin teslim olduğu, kalbin niyetle meşgul olduğu, dış dünyaya kapalı bir sessizlik anı olmalıdır.
▬ Allah Teala, kullarında hayayı ve örtünmeyi sever. Bu nedenle gusül, kişinin mahrem yerlerini görmesi caiz olmayan hiç kimsenin göremeyeceği bir yerde alınmalıdır. Zira gusül esnasında veya sonrasında giyinirken mahrem yerlerin açığa çıkma ihtimali her zaman vardır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) de bu hassasiyeti bizzat göstermiş, Hz. Ali’ye (r.a.) kendisini bir bezle perdelemesini ve ona sırtını dönmesini emretmiştir.
Ayrıca O (s.a.v) şöyle buyurmuştur: Allah Teala sizin çıplak olmanızı yasaklamıştır. Şu üç hal dışında daima sizin yanınızda bulunan Allah’ın meleklerinden utanın…” (Söz konusu üç hal: Tuvalet ihtiyacı, cinsel ilişki ve gusül abdesti).
Bu hadis, bizi sürekli gözetleyen meleklerimize karşı dahi haya duygumuzu korumamız gerektiğini hatırlatır. Eğer açık bir alanda gusletme zorunluluğu varsa, kişi elbisesiyle örtünmeli, bir duvarın dibine çekilmeli veya bir hayvanın (deve, araç) ardına gizlenerek mahremiyetini sağlamalıdır.
Bir erkek, başka erkeklerin kendisini göremeyeceği uygun bir yer bulamazsa, imkanlar dahilinde mahrem yerlerini örterek guslünü tamamlar. Kadınlar için de aynı hüküm geçerlidir, ancak erkeklerin yanında bulunuyorsa, guslünü ertelemesi daha uygundur.
▬ Gusül için belirlenmiş kesin bir su miktarı yoktur; zira her insanın durumu farklıdır. Ancak gusleden kişi, ne cimriliğe kaçarak yetersiz su kullanmalı ne de israfa dalarak suyu ölçüsüzce harcamalıdır. Kullukta denge, su kullanımında da orta yolu tutmayı gerektirir.
Özetle, gusül, sadece bedeni değil; aynı zamanda kalbi, niyetleri ve edebiyle de yapılan, örtünme ve sessizlikle taçlandırılan bir manevi arınma eylemidir.
