Gusül abdesti, bütün bedeni yıkamak suretiyle yapılan temizliktir. Guslün farzları üçtür
- Ağza su vermek.
- Burna su vermek
- Bütün bedeni yıkamak
Gusül ile abdest arasında fark vardır. Kişiye abdest alırken yüzünü yıkaması emredilmiştir. Bu emir, burnun ve ağzın iç kısmını kapsamamaktadır. Halbuki gusül abdestinde bütün bedenin temizlenmesi emredilmiştir. Nitekim Allah Teala söyle buyurmuştur.
- Cünüp iseniz temizlenin (Maide 6).
Buna göre bedenin, yıkanması mümkün olan her tarafının yıkanması gerekir. Ancak daha önce de ifade edildiği gibi gözlerin iç kısmının yıkanması gerekmez. Fakat yıkanması mümkün olan ağız ve burnun iç kısmını yıkamak gerekir. Çünkü bu bölgeleri yıkamada herhangi bir zarar söz konusu değildir.
Bu husus Hz. Ali’nin, Hz. Peygamberden (s.a.v) naklettiği şu hadis ile tekit edilmiştir: Her kim cünüplükten dolayı gusül abdesti alırken bir tek saçını yıkamasa cehennemde ona şöyle şöyle eza edilir. Hz. Ali de üç kez: Bundan dolayı saçlarıma düşman oldum, bundan dolayı saçlarıma düşman oldum demiş ve saçlarını tıraş etmiştir
Suyun sakalların arasına ve diplerine, sıkıntıya girmeden vücudun yıkanabilecek her tarafına ulaştırılması farzdır. Kadının cinsel organının iç tarafının değil de dış tarafının da yıkanması bu kabildendir.
Göbek çukurunun yıkanması da farz kabul edilmiştir. Çünkü burası bedenin dış kısmında yer alır. Burayı yıkamakta da bir zorluk yoktur. Yine zorluk olmamasından dolayı kapanmamış kulak deliklerinin yıkanması gerekir.
Erkeklerin birbirine girmiş ve örülmüş saçlarını yıkamalan farzdır. Dolayısıyla erkeklerin her halükarda saçlarını çözmeleri gerekir. Çünkü saç örgüsü onlar için bir ziynet değildir. Bu yüzden de çözülmesinde bir sıkıntı yoktur. Ancak suyun saç diplerine ulaşması durumunda kadınların saç örgülerini çözmeleri farz değildir.
Bunun delili şu hadistir: Ümmü Selem validemiz şöyle demiştir:
- Ey Allah’ın Elçisi! Benim saç örgülerim çok sık. Cünüplükten kurtulmak için gusül abdesti alırken onları çözeyim mi?” diye sordum.
- Allah Resulü (s.a.v) de şöyle cevap verdi: Hayır, başına üç avuç su dökmen yeterlidir. Sonra bütün bedenine su dök. İşte o zaman bir de bakacaksın ki, temizlenmişsin.
Hz. Peygamber (s.a.v) bir hadisinde de şöyle buyurmuştur: “Erkek, saçlarını ayırsın ve suyun saç diplerine ulaşacağı şekilde başını yıkasın. Kadınların ise saç örgülerini çözmemelerinde bir sakınca yoktur. Eğer kadının saçları, suyun saç diplerine ulaşmasına engel olacak şekilde sık veya keçeleşmiş ise bu durumda mutlaka örgülerini çözmesi gerekir.
Sık olsa bile sakalın, sakalın, bıyığın ve kaşın altındaki derinin yıkanması farzdır.
Gusül Abdestine Besmele ile başlamak
- Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: İnsanoğlunun edep yerleri ile cinlerin gözleri arasındaki perde, kişinin elbisesini çıkartırken Bismillah demesidir.
Niyet etmek
- Çünkü gusül, sevap kazanılan bir ibadettir.
Pislikleri Önceden Yıkamak
Gusle başlamadan önce vücutta kalan pislikleri yıkamak. Bu konuda Hz. Aişe’den şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Hz. Peygamber (s.a.v) gusül abdesti alınca, ilk olarak sağ elinden başlar ve onun üzerine su döküp yıkardı. Daha sonra vücudunda bulunan rahatsızlık veren şeylerin üzerine sağ eli le su döküp sol eli ile yıkardı…
Hz. Peygamber’ in (s.a.v) eşi Hz. Aişe şöyle rivayet etmiştir: Allah Resulü (s.a.v) cünüplülden dolayı gusül abdesti aldığı zaman ilk olarak ellerini yıkardı. Daha sonra namaz için abdest alır gibi abdest alırdı
Necaset bulunmasa bile edep yerlerini yıkamak. Böylece kişinin, edep yerlerinin ayakta iken yapışan, oturunca açılan kısımlarına suyun ulaştığı konusun da içi rahat eder
Meymüne validemiz Hz. Peygamberin (s.a.v) cünüplükten dolayı gusül abdesti almasını şu şekilde tavsif etmiştir: İki veya üç kez ellerini yıkadı. Sonra elini kaba batırıp eli ile edep yerlerine su döktü ve sol eliyle orasını yıkadı…
Namaz için abdest alır gibi abdest almak. Bu şekilde abdest alan, organlarını üç kez yıkar ve başını mesheder. Şayet gusül abdesti alırken durduğu yerde su birikiyorsa ayaklarını yıkamayı sona bırakır. Aksi takdirde gusül abdesti aldığı suya battığı için tekrar ayaklarını yıkamaya ihtiyaç duyacaktır. Eğer suyun birikmediği bir yerde gusül abdesti alıyorsa, bu durumda ayaklarını sona bırakmaz
Her biri bütün bedenini ıslatacak şekilde, başından aşağı üç kez su dökmek. Bu konuda Cübeyr b. Mut’ım’den şöyle bir hadis nakledilmiştir: Hz Peygamber’in s(s.a.v) yanında gusül abdesti konusunda tartıştılar.
- Bazıları Ben başımı şöyle şöyle yıkıyorum dedi.
- Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v): Ben ise başımdan aşağı üç avuç su döküyorum.” buyurdu. Eğer her defasında bütün beden ıslanmazsa, üç kere yıkama sünneti gerçekleşmemiştir.
Gusül abdesti almak isteyen biri, bir akarsuya veya akarsu hükmünde olan bir suya dalsa ve abdest alıp gusledeceği süre kadar suda kalsa, sünneti yerine getirmiş olur. Çünkü bu şekilde bir hassasiyet üç defa yıkama hükmündedir
Gusleden kimse vücuduna su dökerken Hz. Peygamber’in (s.a.v) yaptığı gibi başından başlar, sonra sağdan başlamak müstehap olduğu için önce sağ omzuna, ardından da sol omzuna su döker. Ardından önce sağ, sonra sol ayağını yıkar.
Gusleden, ikinci ve üçüncü kez dökeceği suların bütün bedenine ulaşması için ilk su döküşünde bütün bedenini ovar. Guslederken vücudu ovmak sünnettir.
Not: Diyanet’in verdiği fetvaya ve açıklamaya göre; şayet gusül abdesti aldıktan sonra üzerinizde kuru bir yer kaldığınızı fark edecek olursanız orasını elinizle meshetmeniz kafidir. Şeytanın vesvesesine kulak vererek tekrar tekrar gusül abdesti alarak su israfı yapmanıza gerek yoktur
Kaynak: Esad Muhammed Said es-Sağirci / Delilleriyle Hanefi Fıkhı / bkz: 79-82
