İslam inancında temizlik, sadece bedensel bir kir giderme değil, aynı zamanda ruhun Rabbine yöneldiği bir arınma sürecidir. Hz. Peygamber (s.a.v.) “Temizlik imanın yarısıdır“ buyurarak bu ibadetin ehemmiyetini bizlere bildirmiştir. Peki, bu kutsal arınma anında, yani;
- Gusül abdesti alırken dilimiz hangi zikirlerle meşgul olmalı?
- Gusülde dua okumak mahzurlu mudur?
Fıkhi Açıdan Gusül ve Dua
Fıkıh alimlerimizin ortak görüşüne göre, gusül abdesti alınan yer eğer tuvalet (kenif) gibi bir mekanla iç içeyse, burada sesli zikir çekmek ve dua okumak mekruh kabul edilmiştir. Bunun temel sebebi, Allah’ın isimlerinin ve mukaddes kelamın, necasetin bulunduğu bir mekanda zikredilmesinden kaçınma edebidir.
İmam Gazali Hazretleri İhya-u Ulumiddin adlı eserinde, ibadetlerin sadece zahiri (dış) şartlarına değil, batıni (iç) edebine de dikkat çeker. Gazali’ye göre, kul o an mahrem bir haldedir ve tam bir huşu içindedir. Bu durumda sessiz kalmak, kalbi tefekküre odaklamak evladır.
Gusle başlarken niyet etmek ve Besmele çekmek sünnettir. Ancak su vücuda değdikten sonra, özellikle avret mahalli açıkken uzun dualar okumak yerine kalbi zikir tercih edilmelidir.
İbn Abbas (r.a.) ve diğer sahabe efendilerimiz, gusül anında gereksiz konuşmaktan kaçınmış, bu anı bir “hesaplaşma” ve “yenilenme” vakti olarak görmüşlerdir. Onlar için su, sadece teri değil, günahın izlerini de silip süpüren bir rahmet tecellisidir.
Arınma Sadece Suyla mı Olur?
Sadi Şirazi, Bostan adlı eserinde dışını temizleyip içini kirli bırakanları uyarır. Gusül abdesti alırken şu soruları kalbine sorman, duadan daha tesirli bir tefekkür olabilir:
- “Bedenimi suyla yıkıyorum; peki ya kalbimdeki haset, kibir ve yalan kirlerini neyle yıkayacağım?”
- “Yüzümü yıkarken, Yaratan’ın huzuruna çıkacak bir yüze sahip miyim diye düşünüyor muyum?”
Haris el-Muhasibi’ye göre, gerçek arınma (tezkiye), nefsin arzularından sıyrılmaktır. Gusül suyu vücudundan akarken, günahlarının da o suyla beraber akıp gittiğini hayal etmek, diliyle dua etmekten daha derin bir manevi haldir.
Özetle; gusle başlarken “Bismillah” demek ve niyet etmek yeterlidir. İçeride kalındığı sürece dünya kelamı konuşmamak ve dua okumayıp sessiz kalmak edeptir. Hz. Ömer’in (r.a.) vakarı ve Hz. Osman’ın (r.a.) hayası, bizlere bu özel anlarda sükûtun en büyük zikir olduğunu öğretir.
En güzel dua, Allah’ın huzurunda olduğunu bilerek yapılan edeple süslenmiş haldir. Sen de bu arınma vaktinde dışını suyla, içini ise dürüstlük ve tövbe ile yıka ki; yatsıya kadar yanan mumun değil, ebediyen sönmeyecek bir hakikat nuruyla aydınlanasın.
