1. Anasayfa
  2. Uncategorized

Hasan-ı Basri’nin Ömer b Abduaziz’e Yazdığı Mektup


Ömer bin Abduaziz’e Hitaben: Dünyanın kalma yeri değil, konak yeri olduğunu bil. Adem Peygamber dünyaya cezalandırılmak, azap olmak üzere indirildi. Ey müminlerin emiri, dünyaya dikkat et, dünyadan alınacak en büyük azık onu terk etmektir.

Dünyanın fakirliği, zenginliktir. Çünkü zenginlik insanları her an mahvediyor, helak ediyor. Dünyaya kıymet veren, muhakkak perişan olur. Dünya malı peşinde koşan, fakirliğe düşer.

O bilmeyenin, yiyip helak olduğu bir zehir gibidir. Senin dünya malına karşı takınacağın tavır, sıhhatine kavuşmak için ilacı az kullanan kimseler gibi olmalıdır..

Dünyadan sakın. Çünkü dünya hilebazdır, sahtekardır, aldatıcıdır. Dünya tuzaklarla süslenmiş, hilekarlığı ile gönülleri kendine bağlamıştır. O öyle bir sahtekardır ki, telli duvaklı gelin gibi gözlerin kendine doğru çevrilmesini, kalpleri kendine bağlamayı ve aşık etmesini bilir.

O, efendilerinin tümüne düşman olur, geçen ile gelecek arasında ayırım yapmaz, kimse kimseye tembih ve hatırlatmada bulunmaz. Ona bağlananlardan bazıları amacına ulaşır, bazıları aldanır ve azar, ahireti unutur, bütün işi dünya ile uğraşmak olur. Sonra birden tehlikeye düşer, özlemi artar, pişmanlığı giderek artar. Ölüm acısı ve ıstırabı onu bastırır ve böyle göçüp gider.

Dünyayı sevip isteyenlerin diğer bir kısmı da umduğunu bulamaz, sıkıntıdan kendini kurtaramaz. Bu acelecilikle yola azıksız ve hazırlıksız olarak çıkar,yatacak yeri olmadan ortalıkta kalıverir.

Ey müminlerim emiri; Dünyaya dikkat et, kendini koru. Çünkü dünyaya değer verenler sevindikleri bir şeyin hemen arkasından büyük sıkıntıya düşerler.

Böylelerinin arasına girenler kaybeder, onlardan istifade eden zararlı çıkar. Dünyanın genişliği beladır, karışıktır. Baki (kalıcı) değil, yokluğa mahkumdur.

Neşesi üzüntüyle beraberdir. Giden dönmez, geleceğinin ne olduğu meçhuldur, öyle olunca nasıl davranacağını bilemez.

Verdiği ümitler yalan, emeller boş, temiz görünen şeyler bulanık, yaşayışı güçlük ve sıkıntıdır. Aklı başında olan herkes, her an tehlikelerle bulunduğunun farkındadır. Varlığı daima yok olma tehlikesiyle karşı karşıya, başına gelecek felaketten daima korku içindedir.

Eğer onları yoktan var eden Allah, ona olan tehlikeleri bildirmese ve onun için misaller göstermese bile, kendi tavır ve davranışlarıyla uyuyanları uyandırır ve gaflete düşenleri ihtar ederdi. Halbuki Allah onu ondan men etmiş, bu konuda öğütler vermiştir.

Onun Allah katında zerre kadar değeri yoktur ve Allah dünyayı yarattığından bu yana ona bir defa olsun bakmamıştır. Dünyanın bütün hazine ve zenginlikleri Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v)’e sunulduğu halde, o kabul etmemiştir.

Çünkü o, kendini yaratan Rabbine karşı gelmekten ve Allah’ın düşmanlık ettiği şeyi sevmekten kaçınmış ve kötü görmüştür. Dünya malını iyi kullarından aldı, denemek için kötü kullarına verdi. O kulları kendilerine verilen dünya malını bir ikram zannetti ve buna kandılar. Resulüllah’ın açlıktan karnına taş bağladığını, günlerce aç kaldığını unuttular

vesselam…!!!

Kaynak: İmam Gazali / el-İhya / C:3 – bkz: 614-615

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir