Haset kin gütmenin; kin de öfke ve hiddetin bir sonucudur. Kısaca ifade edecek olursak, haset (çekememezlik), öfkenin dalından çıkan başka bir daldır.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki; Üç şey vardır ki bunlardan kimse kendini kurtarmaz;
- Kötü zan
- Uğursuzluk
- Haset (çekememezlik)tir.
Size bunlardan kurtuluş çarelerini öğreteyim mi?
Kötü zanna kapıldığın zaman üzerinde durma, uğursuz saydığın bir şeyle karşılaştığın zaman ona aldırış etme, haset ettiğin kimseye de yaptığın hasette sınırı aşma.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki; İnsanlarda 6 sınıf vardır ki, onların hesapları görülmeden bir sene evvel Cehenneme girerler
- Zulüm ile hükmedenler
- Bilgisizlikleriyle köylüler
- Kibirleri ile ileri gidenler
- (Kendilerini üstün görmekle) Araplar
- Hasetlikleri ile alimler
- Ve yaptıkları ihanetleri ile tüccarlar.
Ebu Bekir b. Abdullah hikaye ediyor ki; Bir adam hükümdarın birine uğrar, huzuruna çıkar ve der ki; Sen, sana bir iyilik yapan kimseye fazlasını yap. Fakat kötülük yapan kimseye daha fazlasını yama. Çünkü onun sana yaptığı kötülükten aldığın mükafat olarak sana yeter.
Adamın biri hasan-ı Basri’ye sordu; Mümin çekememezlik yapar mı?
Hasan-ı Basri dedi ki; Yakub Peygamberin oğullarını bilmiyor musun? Mümin elbette haset eder. Ancak kalp ile yapılan haset, el ve dil ile de pekiştirilmedikçe o kadar zararlı olmaz
İslam büyüklerinden Hasan-ı Basri diyor ki; Ey Adem oğlu! Kardeşine verileni neden çok görüyorsun? Ona verilen şey eğer onun hakkı ise bunu ona Allah verdi. Senin buna kızmaya ne hakkın var. Eğer verilen mal onun hakkı değilse, cehenneme gidecektir. Cehenneme gidecek bir kimse için haset edilebilir mi?
Kaynak: İmam Gazali / el-İhya / C: III / bkz: 545-552
