Hümeze Suresi 1 ve 2.. Ayet: İnsanları arkadan çekiştiren, yüzlerine karşı onlarla alay eden her kişinin vay haline ki; O malı toplayıp, onu tekrar tekrar sayandır.
Yüce Kitabımızda lanetlenen o isimler… Hümeze ve Lümeze. Onlar, hayatı mal yığmaktan ibaret sanan, lakin asıl servetleri olan kalplerini feda edenlerdir. Onların varlığı, etraflarındaki her şeyi kurutan, zehirli bir nefestir.
- Hemz (Gizli Hançer): Bir insanın olmadığı yerde, onun onurunu sinsice çalmaktır. Bilmeli ki, arkasından çekiştirilen her söz, o masum ruhun üzerine atılan kokmuş bir ete benzer. Bu, görünmeyen bir hançerle gıybetin soğuk zehrini akıtmaktır.
- Lemz (Açık Yara): Yüzüne karşı yapılan her tahkir, kaşla, gözle, dudakla yapılan her alaycı hareket; o anlık utanç, o masum ruh üzerinde derin, kanayan bir yara açar. Bu, bir insanı toplum içinde küçültme ve mahcup etme zevkiyle beslenmektir.
Oysa insan, onur ve şerefle yaratılmıştır. Sen, başkasının eksikliğiyle eğlendiğin an, kendi insanlık şerefini kaybetmeye başlarsın.
Düşünün ki, o kırıcı sözler, o alaycı bakışlar, ne için?
Sadece geçici bir şımarıklık ve kof bir kibir için. Hümeze tipi insan, malının onu ölümsüz kılacağını sanarak, ömür denen nadide cevheri biriktirdiği serveti saymakla tüketir. Ama bilmez ki, kalbi harap olanın, telafisi mümkün değildir. Bu zalim davranışların bedeli ağırdır. Yaptıkları, yanlarına kar kalmayacak, hepsi bir bir kaydedilmiştir.
Unutulmasın: Başkalarının kalbini kıranın azabı, doğrudan kalbine sirayet edecektir. O kibirli ruh, sadece bedeni değil, ta yüreği yakan o dehşetli Hutame’nin derinliklerine atılacaktır.
Asıl kazanç, insanlık onurunu korumak, gönül kırmaktan kaçınmak ve her nefeste Allah’a yönelmektir. Kimsenin gözyaşına sebep olmamak, işte bu büyük bir mertebe, kişilik ve olgunluktur.
