Tevhit ve yakin sırlarını keşfetmeye çalışan muvahhitlere şu hakikat gizli kalmaz; Şüphesiz ki insanın dini yönden tekamülü, Allah Teala’nın ahlakı ile ahlaklanmaya ve onun adabı ile edeplenmeye bağlıdır. Muradı ve talebi Hak olanların; öncelikle zahirlerini, dış alemlerini nebevi şeriat ile, ışığını nübüvvet ve velayet kandillerinden alan Mustafavi (Hz Mustafa’nın getirdiği) kanunlar ile bezemesi gerekir.
Batınlarını, iç alemlerini ise, fıtri kabiliyetleri ölçüsünce kendilerine gelen gaybi hitaplar ve ledünni ilhamlar ile donatmaları gerekir. Bunlardan yüz çeviren, onlarla kendisini donatmayan kimselerin ahirette alacakları bir nasipleri yoktur.
İşte bundan dolayıdır ki Cenab-ı Hak, bu sürede inayet (ezeli ve ilahi yardım) ve tevfik (Hak tarafından verilen başarı) erbabını adab kazanmaları, güzel ahlak ile bezenmeleri ve kemal vasıflarıyla donanmalarını, kendisine ve kullarına karşı kötü edepli olan, gaflet ve dalalet sahibi kimseleri kötüleyip yermek ve onların kendi katındaki kötü durumlarına işaret etmek suretiyle teşvik etmekte ve gayrete getirmektedir.
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C:VI / bkz: 529
