Ey vücut / varlık denizinin menbaı olan ehadiyet (bir teklik) mertebesi üzerinde düşünüp tefekkür edebilen bir gönle sahip olan kişi!
Burada sana düşen şey; Varlığın tenezzül mertebelerindeki aşamaları, tecellileri ve diğer durumları hakkında uyanık ve bilgili olabilmen için; İlahi kitabın vaaz-u nasihatleri, uyarıları, hüküm ve hikmetleri üzerinde tezekkür etmen ve onlardan dersler çıkarmandır. Ancak böyle olursa, şuun (oluşlar, işler) ve tecelliler arasında hasıl olan ve zatı vahdetin saflığından uzaklaştıran izafetlerden, üzerine çöken arızı uykulardan ve aslında hiç de normal olmayan gafletlerden uyanışın kolaylaşır.
Ancak böyle olursa, kesretlerin (çoklukların) kendisine bağlı olduğu bütün isim ve sıfatların kaynağına, onlardan meydana gelen kevn ve fesat alemindeki bütün oluşumların merciine ulaşman sana kolay olur.
Ey zati tevhidin sefasına ulaştıran hidayet yoluna süluk etmek ve onda yürüme hedefinde olan talib!
Bilesin ki: Oraya yönelmek ve onun emarelerine vakıf olmak, ancak ve ancak insanı silkinerek uyandıran bir zatın, basiretli ve bilgili kamil bir mürşidin uyandırmasıyla mümkündür.
Bundan dolayıdır ki, Allah’ın adeti böyle olagelmiş, o güzel gelenek kitap ve suhuflarla desteklenen Peygamberler göndermek şeklinde devam etmiştir. Bundan maksat da irfan yollarının derinliklerinde ve tevhid yollarının müşkil yerlerinde düşünerek ileriyi ve geriyi görme tecrübesi olmayanların irşad edilmesi ve onların doğru yolu bulmasını sağlamaktır. Oysa bu, onlar için ancak bir peygamberin tebliği ve hakkı tevfiki ile kolay olabilir. Elbette ki aziz ve lim olan Allah-u Tealanın katından gelir.
Peygamberlerin en kamili bizim peygamberimiz (a.s.v) ve kitapların en üstünü de ona inmiş ve kendisinden önce inen her şeyi neshetmiş olan Kur’an-ı camidir. Bundan dolayıdır ki, yukarıda geçtiği üzere, Cenab-ı Hak işte bu, yani
Kur’an, insanlara bir duyurudur, yani tebliğ de ve irşad da bütün insan topluluklarını Melik ve allam olan Allah Tealanın tevhidine götürmek için kamil ve mükemmel bir bildiridir şeklinde buyurmuştur. Dolayısıyla sana düşen vazife o kitap üzerinde teemmül etmen ve emredildiği şekilde kendine ondan öğüt ve ibretler çıkarmandır. Melik ve Gafur olan Cenab-ı Hakkın huzurundaki makat-i sıdka (sadakat makamına) ancak bu şekilde oturabilirsin, erişebilirsin.
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C:II / bkz: 607-608
