Kıyamet günü her insanın önüne, hayatı boyunca doldurduğu amel defterleri açılacaktır. Ancak bu defterler, işlenen hataların niteliğine göre farklı muamelelere tabi tutulur. Hz. Aişe (r.a) validemiz aracılığıyla bizlere ulaşan nebevi ölçü, bu süreci üç ana başlıkta özetler:
Mahşerde Bağışlanmayacak Olanlar (Şirk)
Bu hak, varlığın özüne ve yaratılış gayesine yapılan bir ihanettir. Allah’ın birliğini, otoritesini veya isimlerini bir başkasına mal etmek (şirk), ilahi sistemin asla kabul etmediği tek sınırdır.
Şirk, hakikati kasten örtmek ve evrensel dengeye karşı çıkmaktır. Maide Suresi 72. ayetinde açıklandığı üzere; bu hal üzere ölen kişi için cennet kapıları kapalıdır.
Mahşerde Bağışlanabilecek Olanlar (Kendi Nefsine Zulüm)
Bu hak, kulun sadece Allah ile kendi arasında kalan kusurlarını içerir. İnsanın zaaflarına yenik düşerek işlediği, ancak başkasına zarar vermeyen hatalar bu gruptadır.
Allah Teala, dilerse bu günahları kendi sonsuz merhametiyle affeder. Bu, kulun Rabbine karşı duyduğu samimi bir pişmanlık (tövbe) ile silinebilecek olan borçlar defteridir.
Mahşere Vazgeçilmeyecek Olan Haklar (Kul Hakkı)
Allah, kendi hakkından vazgeçebilirken, başkasının hakkından (kul hakkı) asla vazgeçmeyeceğini ilan etmektedir. Bir insanın diğerine yaptığı zulüm, haksızlık, gıybet veya maddi gasp; mağdur olan taraf hakkını helal etmedikçe Allah tarafından affedilmez. Bu defterde hiçbir şey eksik bırakılmaz; her haksızlığın bedeli o gün mutlaka tahsil edilir.
- Not: Kul hakkı büyük günahlardandır. ancak samimi bir tövbe ettikten sonra ve geçmişten pişmanlık duyup kendine temiz bir sayf açıp, o sayfayı da Allah’ın emrettiği şeyler ile doldurduktan sonra Allah’ın rahmetinden kim ümit kesitebilir ki…. ama samimiyet şart
Bu hadis-i şerif, bize hayatımızı yönetirken şu üç temel disiplini aşılar:
- Düşünce ve inanç dünyanda Allah’tan başka hiçbir güce mutlak anlamda bel bağlama.
- Kendi iç dünyandaki hataların için sürekli tövbe et ve Allah’ın rahmetine sığın.
- En tehlikeli haklardan biri olan kul hakkıdır. Kimsenin onuruna, malına veya hakkına dokunma. Üzerinde birinin hakkı varsa, ölüm gelmeden önce “helalleşmeyi” en büyük önceliğin yap.
Sonuç olarak; Allah’ın affına güvenmek güzeldir ancak başkasının ahına güvenerek yola çıkmak en büyük aldanıştır. Kendi defterimizi henüz elimizdeyken temizlemek, ebedi selametin yegane yoludur.
