İlim, sadece akıl yoluyla edinilen bilgi yığını değil, aynı zamanda kalbe yerleştirilen ilahi bir nurdur ve bu nur, günahlarla perdelenebilir veya söndürülebilir.
Bu hakikatin en güzel örneklerinden biri, büyük müctehid İmam Şafiî’nin (r.a) gençlik döneminde, hocası İmam Malik’ten (r.a) aldığı uyarıdır.
- İmam Şafiî’nin üstün zekası, keskinliği ve anlayışındaki mükemmellik, İmam Malik’in dikkatini çekmişti.
- Bunun üzerine İmam Malik, talebesine şu manevi uyarıda bulundu: “Allah senin kalbine bir nur (ilim) ilka etmiş. Onu günah karanlığıyla söndürme!”
Bu uyarı, ilmin kaynağının sadece dünyevi çalışma değil, aynı zamanda ilahi bir lütuf ve ihsan olduğunu göstermektedir.
Müslüman ilim geleneğinde Takva (Allah bilinci) ile İlim arasında doğrudan bir bağ vardır
- İlim, karanlığı aydınlatan ilahi bir ışıktır.
- Günah ise, bu ışığı bloke eden ve idrak yeteneğini körelten manevi bir karanlıktır.
Hafıza ve zeka zayıflığının tedavisinin, sadece ders çalışmakta değil, günahları terk ederek kalbi arındırmakta yattığını unutmamak gerekirr.
Sonuç olarak; Bir kimsenin ilimde ilerlemesi, öğrenme yeteneğinin artması ve hakikatleri kavraması, büyük ölçüde günahlardan uzak durarak kalbini temiz tutmasına bağlıdır.
