1. Anasayfa
  2. Uncategorized

İnsan Hakları Beyannamesi: Veda Hutbesi


Rasulüllah bu hutbesini bütün toplananların işitip dinleyebilmesi için gerekli tedbirleri almış ve yer yer diktiği, bir nevi hoparlör mahiyetinde- ki münadiler vasıtasıyla söylediği her cümle yüksek sesle kalabalıklar arasında tekrarlanmıştır. İrad edilen bu hutbe-nutuk’un hiç bir politik vasfı bulunmamaktadır; dikkatimizi daha da fazlasıyla çeken husus, kendisinin yakın bir gelecekte vefat edeceğine dair açık beyanına rağmen Muhammed (s.a.v) siyasî iktidara kimin getirileceğine dair hiç bir öz sarfetmemiştir. O sadece, Kur’an’da yazılı olan kaidelerle, kendi tatbikat ve sünnetinde bulunan prensiplerin hiç terkedilmeksizin takip edilip yaşanmasını söylemekle iktifa etmiştir.

Bu hutbe Arafat düzlüğünde 9 Zü’l-Hicce cuma günü irad edilmiş ve aynı gün vahyolan bir Kur’an ayetinde ise, gerçekte Muhammed (s.a.v)’in “ilahi tebliğ vazifesinin artık tamamlanıp bir sonuca ulaştığı Allah tarafından beyan olunmuştur.

Veda Hutbesi” olarak anılan bu nutkun kaynaklarından çıkarılan mukayeseli bir metni şöyledir:

“Hamd ve şükür Allah’a mahsustur; biz ona hamdeder, ondan yardım talep eder, affımızı ondan diler ve ona yöneliriz. Nefislerimizin şerlerinden hareket ve fiillerimizin kötülüklerinden Allah’a sığınırız. Allah kimi doğru yola iletirse, o kimse için (artık) sapıklık olamaz, kimi sapıklığa sevkederse (artık) o kimse için doğru yola sevkeden kalmamıştır. Allah’tan başka ilah olmadığına, onun Tekliğine ve bir eşinin bulunmadığına şehadet ederim. Yine şehadet ederim ki Muhammed onun kulu ve Rasulüdür.

Ey Allah’ın kul ve kölelerı! Sizlere Allah’tan korkup çekinmenizi tavsiye ve sizi ona itaatte bulunmaya teşvik ederim. Bu suretle en iyi ve hayırlı olan bir şey ile (sözlerime) başlamak istiyorum:

O halde ey insanlar! Size açıkladığın (şeyleri) dinleyin! Zira bilmiyorum, bu yıldan sonra bulunduğum bu yerde belki de sizlerle tekrar buluşamayacağım.

Ey insanlar! Kanlarınız, hayatınız, mallarınız, haysiyet ve şerefleriniz. Rabbinizle buluşacağı (güne) kadar, bu mahalde (Mekke), bu ay da (Zu’l-hicce) bu günün mukaddes olması gibi mukaddes ve mükerremdir. Dikkat edin! Tebliğ ettim mi?… Ey Allah’ım, sen şahit ol!

Emanet olarak eli altında bir şeyi bulunduran kimse, onun kendisine emanet etmiş olan şahsa döndürmelidir.

Gerçekten (artık) Cahiliyet Devrinde mevcut (ödünç olarak verdiğiniz) sermayeleriniz sizindir: (bu suretle) ne zulmedecek ve ne de zulmolunacaksınız. Allah (bundan böyle) ribanın mevcut olmayacağına hükmetti. (Kaldıracağım) ilk riba, amcam Abbas ubn. ‘Abd’il-Muttabil’in ribasıdır.

Ve yine Cahiliyet Devrinin kan davaları kaldırılmıştır, (kaldıracağım) ilk kan davası (yeğenim) Amir’ubn Rebi’at’ibn’il Haris’ibn Abd’il- Muttalib’in kan davasıdır

Cahiliyet Devrinin (Mekke şehri ile ilgili) Hükümet vazifeleri kaldırılmıştır. Ka’be Muhafızlığı (Sidane) ve Hacıların su işleri (Sikaaye) vazifesi bundan müstesnadır.

Kasten adam öldürme kısas ile cezalandırılır. Taş ve sopa ile öldürme gibi, şüpheli kasıt hallerinde yüz deve (kan diyeti)’dir. Daha fazla (sını isteyen kimse), Cahiliyet Devri insanlarındandır. Dikkat edin! Tebliğ ettim mi? Ey Allah’ım, sen şahit ol!

O halde ey insanlar! Gerçekten şu şeytan, sizin bu ülkeniz üzerinde kendisine tapılmaktan ümidini kesmiş bulunuyor. Fakat o, bunun dışında- ki iş ve hareketlerinizden ehemmiyet- siz saydıklarınızda, kendisine tabi olunmaktaktan (kendi çıkarına) hoşnut olacaktır.

Ey insanlar “Nesi usulünü (yani Eşhur’ul-Hurum’dan olan mukaddes aylara bunun dışından bir ay ilavesi usulünu) tatbik etmek küfürde aşırı gitmektir: kafirler bununla sapıtmışlardır. Bunlar bu bir aylık (zamanı) bir sene kutsiyetsiz (yani Eşhur’ul- Hurum dışı, alelade bir ay), diğer bir sene de haram (yani, Eşhur’ul- Hurum’a dahil, mukaddes bir ay) sayarlar: gayeleri, Allah’ın Eşhur’ul- Hurum’dan sandığı (ayların) birbiri arkasına akışını zahiren muhafaza etmek ve Allah’ın Eşhur’ul-Hurum dışı saydığı aylar bunun içinde (yani mukaddes) gibi göstermektir

Bu suretle onlar, Allah’ın helal ettiği şeyi haram hale getirmiş oluyorlar. Şimdi zaman (yani takvim), Allah’ın yeri ve cemavatı yarattığı gündeki durumuna rucu etmiş bulunuyor (yani Nesi tatbik edilen sene ile, Nesisiz aylar birbiri üzerine çakışmış, diğer bir ifadeyle kameri takvim, hiç bir Nesi ameliyesine ihtiyaç göstermeksizin o yıl tam güneş takvimindeki aylar üzerine intihab edip oturmuştu).

Gerçekte Allah indinde, yeri ve semavatı yarattığı günde takdir ettiğine göre, ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü Eşhur’ul-Hurum (yani haram, mukaddes aylardır)” dur, bu (dördün) üçü birbiri arkasına gelir: Zul-Kaade Zul-Hicce ve Muharrem, ayları ve tek olan öteki ise, Mudar kabilesinin Receb ayıdır ki bu, Cumada(‘l-Ahire) ile Şaban ayı arasında bulunur. Dikkat edin! Tebliğ ettim mi?.. Ey Allah’ım, sen sahit ol!

O halde ey insanlar! Zevcelerinizin sizin üzerinizde bir hakkı bulunduğu gibi sizin de onlar üzerinde bir hakkınız vardır: Sizin onlar üzerindeki hakkımız, sizden gayrı başka bir erkeğe döşeğinizi çiğnetmemeleri ve sizin hoşlanmadığınız herhangi bir kimseyi, izninizle olması müstesna, evlerinize sokmamalarıdır. Onların çirkin fiil ve hareketlerde bulunmalarına müsaade etmeyin; şayet onlar böyle bir şey yapacak olurlarsa, artık Allah gerçekten size, onları azarlayıp tekdir etmenize ve döşeklerinizi ayırmanıza ve pek ağır olmamak üzere onları dövmenize müsade etmiştir.

Onlar bu fiil ve hareketlerden vazgeçer de size itaat edecek olurlarsa, herkes tarafından makul ve iyi bilinen ölçüler dahilinde onların yiyecekleri ve giyecekleri sizin üzerinizde bir mükellefiyettir. Kadınlara en iyi bir tarzda davranıp muamelede bulununuz; çünkü onlar size sığınmış, himaye ve muhafazanız altına girmiş kimseler ( avan)’dir; kendi kendileri için hiç bir (yeterliğe) sahip değildirler ve sizler onları Allah’ın bir emaneti olarak (yanınıza) almış bulunuyorsunuz. Onlara (Allah’ın adıyla helalinden yaklaşın. Kadınlar hususunda Allah’tan korkup çekinin ve onlara karşı en iyi bir tarzda davranıp muamele edin! Dikkat edin! Tebliğ ettim mi?.. Ey Allah’ım, sen şahit ol!

Ey insanlar! Müminler kardeştirler. Bir kimse için kardeşinin malını (yemek) onun tam rızasını elde etmedikçe helal olmaz. Dikkat edin! Tebliğ ettim mi?.. Ey Allah’ım, sen şahit ol!

Benden sonra küfre sapıp birbirinizi boğazlar hale gelmeyin. Gerçekte ben size öyle bir şey bırakıyorum ki, ona sıkı sarılır da sebat ederseniz delalet ve sapıklığa düşmezsiniz; bu, Allah’ım Kitabı ve onun Nebisinin sünnetidir. Dikkat edin! Tebliğ ettim mi? Ey Allah’ım, sen şahit ol

Ey insanlar! Rabbiniz bir, ceddiniz birdir. Hepiniz Adem’den türemiş bulunuyorsunuz. Adem ise topraktan (yaratılmıştır.) Allah indinde en mükerrem ve makbül olanınız, Ondan korkup çekineninizdir. Bir Arabın Arap olmayan üzerinde bir üstünlüğü yoktur, (varsa) bu, takva yönündendir. Dikkat edin! Tebliğ ettim mi? Ey Allah’ım, sen şahit ol!

Evet” (demeleri üzerine o da söyle devam etti): “Burada bulunanlar bulunmayanlara (bu sözlerimi) bildirsinler!

Ey insanlar! Allah muhakkak ki her varisin mirastan olan hissesini tayin ve tesbit etmiştir. O halde bir vasiyyet, herhangi bir varis lehine olmak üzere (diğer varislerin mahfuz hisse hudutlarını) aşamaz. (Mirasçılardan gayrısı için yapılan) bir vasiyet, miras olarak kalan mallar toplamının üçte birinden fazla olmaz.

Çocuk döşeğe (acaba anne mi kastediliyor?) aittir. Zina edenin (cezası) taşlama (rec)’dir. Babasından gayrı bir kimseye mensubiyet iddiasında bulunan, yahut (kendisini himaye altına almış olan) efendisinden gayrısını efendi edinenin üzerine Allah’ın, Meleklerin ve bütün insanların laneti olsun!.. Böyle bir kimsenin ne nafile ve ne de farz ibadetleri kabul olunacaktır.

Bugün artık Ben, sizin (ruhi manevi alanda olduğu kadar dünyevi- maddi alanda da kaide ve prensipler taşıyan) dininizi geliştirip bir olgunluğa eriştirdim, yine Ben, nimetimi üzerinizde tamamladım. Ve ancak ve ancak (Allah’ın dilek ve iradesine teslim olup boyun kırmaktan ibaret olanı İslam’ın sizin dininiz (yani takip edeceğiniz hattı hareket kaideleriniz) olmasına rıza gösteririm

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / Diyanet İlmi Dergisi / 1992 / 1. Sayı / bkz: 2-5

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir