Her şey Allah’ın Dilemesi ve Takdiri ile Oluyorsa, İnsan Bundan Dolayı Neden Kınanıyor ve Sorumlu Tutuluyor?
Bu soruya şöyle cevap veririz;
Ameli terk etme konusundaki korkutma bizde inancın meydana gelmesine, inanç korkunun harekete geçmesine, korkunun harekete geçmesi de günahları terk etmeye sebep olur. Bu sonuncusu ise Allah’a yakınlaşmaya sebeptir.
Sebeplerin sebebi Allah’dır ve o sebepleri, sonuçları doğuracak şekilde düzenleyen de O’dur. Saadete ereceği yazılmış olan kişi için bu sebepler kolaylaştırılır ve onu alıp cennete götürürler. İşte bu, “Çünkü her şey yaratılış amacı için kolaylaştırılmıştır” İfadesinin anlamıdır.
Saadete ermeyeceği yazılmış olan kişi, kendisini günah işlemekten alıkoyacak men edici sözleri işitmekten uzak durur, uzak durunca neyin kötü olduğunu bilemez, bilemeyince amel edemez. Amel edemeyince korkmaz ve korkmayınca dünyaya yapışmayı bırakmaz. Böylece şeytanın taraftarı olarak kalır.
Bunları öğrendiğin zaman cennete zincirlerle sürüklenip götürülenlere şaşırsın. Herkes cennete sebepler zinciriyle götürülür. Bu durum bilgi ve korkunun ona hakim kılınmasının sonucudur. Yenik düşmüş herkes de yüce Allah’ın huzuruna zincirlerle getirilir. Bu durum gaflet, kendini güvende hissetme ve aldanmanın ona hakim kılınmasının sonucudur.
O halde herkes zorla (kahırla) cennete ve cehenneme götürülmektedir. Yüce Allah’tan başka zorlayan (kahredici) da yoktur. Cahillerin gözündeki perde kalkıp da işin böyle olduğunu gördükleri zaman nida edeni işitirler:
“Bugün mülk kimindir? Kahhar olan tek Allah’ındır.” (Mümin 16) Mülk halende O’nundur. Fakat gafiller bu gerçeği ancak o gün anlayıp idrak edeceklerdir. Bu, onları görmenin kendilerine bir faydasının olmayacağı günde gafillerin sürekli tekrarlanan korkunç şeyler göreceğine dair bir haberdir.
Kaynak: İbnü’l-Cevzi / Minhacü’l-Kasıdin Ve Müfidü’s-Sadıkin / C: II / bkz: 306-307
