Biliyor musun baba, beni en çok kahreden şey nedir?
İnsanların gerçeklere kör gözlerle bakıp hakikatleri görmemezlikten gelişleri var ya, aslını unutup önceki hayatına düşman kesilişi var ya insanların işte bu hali hep azap verir bana. Seni de servetini de mahvedecek bir anın, hiç ama hiç beklenmedik bir zamanda gelip çatabileceğini düşündün mü? İnsanlar, alemlerin sahibi Allah’ın kanuniyetine tabidir.
Düşünsene bir kere?
Bu servetin, bu seni mağrur eden madde gücünün ve onun verdiği kibrin… Daha doğrusu tapmakta olduğun maddenin, sonsuza kadar seni terk etmeyeceğine inanıyor musun?
Ne acı ki maddenin dışında her şeyini yitirdiğinin bile farkında olmayışın en büyük kayıp olsa gerek. Doğru düşünceyi ve acıma duygularınla birlikte maneviyatını da yitirmişsin.
Düşün bir kere baba.
Karıncaların bin bir güçlüklerle yaptıkları yuvalarını düşün. Bunların varlıklarından habersizce yürüyen bir ayak, belki de binlercesini bir anda ezip yok edebilir. O küçük alemde bir sürü karıncanın bir adımın darbesinden, her zaman için yok olmaya mahkum olduğunu hiç düşündün mü sen?
Bir tüfeğin namlusundan kurtulan bir avuç saçmanın, tetiği çeken bir parmak darbesi ile yüzlerce kuşun insafsızca, göklerden yağmur gibi yerlere döküldüğüne hiç şahit oldun mu?
Belki, ne bir karınca yuvası ne de göklere kanat çırpan bir kuş katarından değilsin. Ama sık sık tekrarlanan dünya felaketlerini unutmamakta fayda var. Depremler, seller, acımasız kasırgalar ve utanç verici harplerin meydan koyduğu bir dünyanın insanlarıyız.
Güç ve güçlü dediğin her şeyin bir imtihan malzemesinden ibaret olduğunu anlamaya çalış. Her insan er ya da geç, güçlü ya da güçsüz Yaratan’ına dönecektir. Bunu her zaman düşünmek bile ürküttü seni
Not: Ahmed Günbay Yıldız’in romanlarından Aynada Batan Güneş adlı kitabı mutlaka okumalısınız
Kaynak: Ahmed Günbay Yıldız / Aynada Batan Güneş
