Nafakanın Tanımı ve Kapsamı
Kadın, kendisini evinde kocasına teslim ettiğinde nafakasını; yiyeceği, giyeceği ve barınağını temin görevi kocaya aittir. Nafaka, yiyecek, giyecek ve barınaktır.
Nafakanın vacip olduğunun delilleri
- Onları gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun, onları sıkıştırıp (gitmelerini sağlamak için) kendilerine zarar vermeye kalkışmayın (Talak Süresi 6. ayet)
- İmkanı geniş olan, nafakayı imkanlarına göre versin (Talak Süresi 7. ayet) buyruğudur.
Allah (c.c) daha sonra:
- Onların örfe uygun olarak beslenmesi ve giyimi baba tarafına aittir (Bakara Süresi 233. ayet) buyurmuştur.
İbn Mes’ud (r.anh) yukarıdaki ayeti: Onları oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun ve onlara gücünüz ölçüsünde nafaka verin” şeklinde okumuştur. Onun kıraati Rasulüllah (s.a.v)’den rivayet gibi sayılır.
Yine Allah (c.c)
- Onların örfe uygun olarak bes- lenmesi ve giyimi baba tarafına aittir (Bakara Süresi 233. ayet) buyurmuştur.
Başka bir ayette de;
Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve malları dan harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur (Nisa Süresi 34. ayet) buyurmuştur.
Rsulüllah (s.a.v)’de: “Onların sizin üzerinizde nafakalarını ve giyeceklerini normal şekilde karşılama hakları vardır” buyurmuştur Hz. Peygamber’e (s.a.v), Utbe kızı Hind gelerek “Ebu Süfyan cimri bir adamdır. Bana, kendime ve oğullarıma yetecek kadar nafaka vermiyor. Ondan, sadece kendinden habersiz olarak aldığım malı var. Bunda bana bir günah var mı?” diye sorduğunda, ona şöyle cevap vermiştir: “Onun malından sana ve oğullarına normalde yetecek kadar al”. Nafaka, kocasına vacip olmasaydı Rasulüllah (s.a.v) kadına bunu emretmezdi.
Nafakanın Vacip Olmasının Hikmeti
Kadının nafakasının kocası üzerinde olmasının sebebi, kocanın onu yanında alıkoyması sebebiyle kadının para kazanamaması ve kendine harcayamamasıdır.
Nafaka Miktarının Tespiti
Nafakada kocanın durumu dikkate alınır. Zira Allah (cc) “İmkanı geniş olan, nafakayı imkanlarına göre versin, rızkı daralmış bulunan da Allah’ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin” buyurmuştur.
Hassaf ise: Nafaka, koca zengin olsun fakir olsun, her ikisinin durumuna göre belirlenir, demiştir ki fetva da bu şekilde verilmiştir
Dolayısıyla ikisi de zenginse kadına zengin nafakası, ikisi de fakirse fakir nafakası, kadın zengin, koca fakirse fakirin üstünde bir nafaka, tersi ise zenginin altında bir nafaka hakkı vardır. Biri diğerinden aşırı zengin, diğeri ondan aşırı fakirse kocaya orta seviyede bir nafaka takdir edilir Erkek, nafaka hususunda kendisinin fakir olduğunu iddia ederse, söz onun sözüdür. Çünkü inkarcı konumdadır. Delili ise kadın getirir. Zira davacı olan odur.
Nafaka, kısmadan ve israfa kaçmadan, yetecek miktar (kifayet) şeklinde belirlenir.
Ebu Yusuf’un, Ebu Hanife’den rivayetine göre Abdulmelik b. Umeyr ona şöyle anlatmıştır. Üzerinde güzel elbise bulunan, uzun boylu ve güzel bir kadın İbn Ziyad’a gelerek kocasının nafakadaki tarzından ve kendisine zarar vermesinden yakındı. Bunun üzerine İbn Ziyad adamı çağırttı. Derken kısa boylu, küçük ve çirkin bir adam çıkageldi. Adam: Ona sor bakalım, yiyecekleri benden mi?, dedi. Kadın. Evet. Ancak bana kırıntı ekmek parçalan veriyor mu? dedi. Adam: Ona şu elbiseyi sor, o benim aldıklarımdan mıdır? dedi. Kadın: Evet, ancak bana hırka veriyor musun? dedi. Adam: Karnındakini (rahmindekini) sor, o benden midir? dedi. Kadın: Evet. Ama ben bunun köpeğin karnında olmasını isterdim, dedi. Bunun üzerine adam: Kocadan yedirmek, giydirmek ve hamile bırakmak tan başka ne istenir? dedi. İbn Ziyad: Doğru söyledin. Ondan bunlar istenir Haydi kadının elinden tut! dedi
Nafaka Zaman ve Şartlara Göre Değişir
Nafakada sabit bir miktar yoktur. Çünkü bu, zaman, insanların tabiatlan. ucuzluk ve pahalılığa göre değişiklik arz eder.
Kadın için belli bir aylık maaş belirlenir ve bunu ona her ay verir. Giyecekleri ise her altı ayda bir defa alır. Kocanın ihtiyaçları kendisinin görmesi de caizdir. Ancak hakimin huzurunda kansına nafaka vermediği belli olursa, söylediğimiz gibi kadına vermesi için belli bir aylık belirler. Koca zenginse ve kadın hizmetçi çalıştırıyorsa ona bir hizmetçi parası takdir eder Kadının hizmetçisi yoksa hizmetçi parasını, özellikle de adam fakirse, ondan alamaz. Çünkü kadın bazen işlerini kendisi görerek hizmetçiye ihtiyaç duymayabilir.
Koca, karısını cimadan anlamayacak kadar küçük çocuğu dışında aile efradından hiç kimsenin bulunmadığı müstakil bir eve yerleştirmekle yükümlüdür Ancak bunu kadın tercih ederse, hakkından kendisi vazgeçmiş olduğundan, bir şey olmaz.
Ev Ortaklığı ve Kadının Mahremiyeti
Başka bir kadından cinsel ilişkiden anlayacak yaşta bir çocuğu varsa erkeğin onu karısıyla aynı evde oturtma hakkı yoktur. Çünkü ev, kadının hakkıdır ve erkeğin bunda başkalarını ona ortak etme yetkisi yoktur. Çünkü kadın bundan zarar görür. Zira eşyalarını emniyette hissedemez, kocasıyla yakın ve samimi ilişkisini engeller.
Not: Makaleden anlaşılacağı üzere nafaka; boşandığı zaman değil de evlilik süresince kadının ihtiyaçlarının karşılanmasına genel olarak verilen bir terimdir.
Kaynak: Esad Muhammed Said es-Sağirci / Delilleriyle Hanefi Fıkhı / bkz: 696-698
