Evlilikte cinsellik, İslam’da yalnızca bedensel bir tatmin alanı değil; hak, görev ve karşılıklı sorumluluk ekseninde ele alınan meşru bir ihtiyaçtır. Bu sebeple İslam, cinselliği tek taraflı bir hak olarak değil, iki tarafı da kuşatan dengeli bir emanet olarak görür.
Kadının cinselliğinden yararlanmak, kocanın meşru ve tabii hakkıdır. Bu hakkın yerine getirilmesine yardımcı olmak da, evlilik bağının doğal bir gereği olarak kadının sorumlulukları arasında yer alır. Bu görevin haklı bir mazeret olmaksızın ihmal edilmesi, dinî açıdan kişiyi sorumluluk altına sokar. Ancak mesele yalnızca bu yönüyle ele alınamaz.
Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle: “Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz.”
Bu ilahi ölçü, erkeğin de kadın için cinsel haramlardan koruyucu bir örtü olduğunu açıkça ortaya koyar. Dolayısıyla kocanın cinselliğinden yararlanmak da kadının hakkıdır ve bu hakkın yerine getirilmesine yardımcı olmak, kocanın vazifesidir.
Hakkı sürekli erkekte, görevi ise yalnızca kadında gören anlayış yanlış bir düşünce sisteminin ürünüdür. Her ne kadar cinsellikte görev yerine getirilirken hak alınmış, hak alınırken de görev ifa edilmiş olsa da; ihtiyaç duyulduğu halde hakkın verilmemesi, zulüm kapsamına girer.
Bu sebeple, erkeğin cinsel görevini yerine getirmemesi meselesini; yalnızca ihmalkârlık değil, kadının cinsel hakkının çiğnenmesi olarak değerlendirmek daha isabetlidir.
Kadın ile erkek arasında bedensel ve ruhsal yönden farklılıklar bulunması, hak ve sorumluluk dengesini ortadan kaldırmaz. Aksine bu farklılıklar, tarafların birbirini daha fazla gözetmesini gerekli kılar. İslam, bu noktada taraflardan birini üstün, diğerini edilgen konuma yerleştirmez. Her iki eşi de, iradesi, arzusu ve sorumluluğu olan bireyler olarak muhatap alır.
Cinsellikte Eşit Ahlaki Yükümlülük
İslam’da erkek gibi kadın da cinselliği olan bir varlık olarak değerlendirilir ve ahlaki sorumluluklar bakımından aralarında ayrım yapılmaz:
- Erkeklere emredildiği gibi kadınlara da gözlerini haramdan korumaları emredilmiştir.
- Erkeklere yasaklandığı gibi kadınlara da zina yasaklanmıştır.
- Zina sebebiyle erkeklere uygulanan cezalar, kadınlar için de geçerlidir.
Bu hükümler, İslam’ın cinselliği tek taraflı bir imtiyaz değil, ortak bir emanet olarak gördüğünü göstermektedir.
Evlilikte Adalet, Huzurun Temelidir
Evlilikte cinsel hakların ihmal edilmesi, zamanla kalpleri uzaklaştırır. Oysa İslam’ın hedefi; eşler arasında merhamet, adalet ve sükûnet oluşturmaktır.
Cinsellik, bu bütünün sadece bir parçasıdır. Ancak ihmal edildiğinde, huzurun tamamını etkileyen ciddi bir imtihana dönüşür. Bu sebeple Müslüman eşler, bu konuda hak ararken de görev yaparken de Allah’ın ölçüsünü esas almalıdır.
